Çanakkale'deki Cesaret

ÖLÜM YAĞDIRAN BU HAVA KARTALLARININ ZULMÜNDEN KURTULMAK İÇİN KUMANDANIM HİÇBİR TEDBİR ALMAYA LÜZUM GÖRMÜYORDU.
 
”Cevat Abbas , Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki cesaretini, çalışkanlığını ve kahramanlığını şöyle gözlemlemiştir:
 
“Kumandanım, büyük dehası nispetinde ölçülemeyecek derecede fedakâr ve cesurdu.
 
Ateş sahası dışındaki durumu ne ise , şiddetli ateşlerin ölüm yağdıran dehşetli sağnakları altında da onun vaziyeti aynı idi.
 
Gözle sayılamayacak ve akılları durduracak kadar insanların kat kat birbiri üzerine yığıldığı ateş hatlarında , SİPERLER ÜZERİNDE EKSERİYETLE ONU GÖRÜRDÜK.
 
En katı yürekleri bile zaafa uğratan kanlı manzaraları veya taarruz ya da muvaffak olan yakın düşmanın ilerlemesini devamlı olarak görmemek için, KUMANDANIM DURDUĞU VEYA OTURDUĞU YERDE ARKASINI DÜŞMANA ÇEVİRİRDİ.
 
Fakat sık sık değiştirdiği vaziyeti ile bu hareketini tamamıyle örter, etrafındakilere katiyen hissettirmezdi.
 
Kurmay heyetinin ateş haricindeki mesaisini, lüzum gördükçe ön siperlerde, avcı hatlarında, mitralyöz yuvalarında, şiddetli ateş hattında da isterdi.”
 
Ali Canip Yöntem'de anılarında, Cesaret Tepesi’nde Mustafa Kemal’in askerlerine kurşun yağmuru altında bando mızıka eşliğinde öğle yemeği yedirdiğini yazmaktadır:
 
“Biz Çanakkale’ye gittiğimiz zaman henüz Anafartalar Muharebeleri olmamıştı.
 
Mustafa Kemal yarbaydı.
 
Fakat ilk kahramanlığını gösteriş , Seddülbahir’in kuzeyinde ve Anafartaların güneyinde İnglizlere ilk zapartayı atmış ve onları Arıburnu’nda dar bir yere mıhlamıştı.
 
Arıburnu’na geldik.
 
Orayı gezerken birden bire İngilizlerin bir yaylım ateşi  yani bombardımanı ve aynı zamanda kulağımıza bir de mızıka sesi geldi.
 
Esat Paşa’ya sordum : ''Paşam bu ne?'' Mızıka başladı.
 
İngilizlerde de yaylım ateş!’
Cevap verdi : ''Dikkat edin bütün mermiler, şu üst tarafımızdaki Cesaret Tepesi’ne yöneliktir.''
 
Her gün öğle zamanı oldu mu, oranın Tümen Komutanı Mustafa Kemal, askerlerine bando ile yemek yedirir.
 
Ve İngilizleri kıyıda dar bir yere mıhladığı için mızıka sesini duyan gemileri, Mustafa Kemal’e ateşle cevap verirler.
 
Yemek bitince bando kesilir.
 
İngilizler de sırf hiddetlerinden açtıkları ateşe son verirler.”
 
Mustafa Kemal : 1913’te kaleme aldığı “Zabit ile Kumandan Arasında Hasbıhal” adlı eserinde , “Muharebede yağan kurşun yağmuru, o yağmurdan ürkmeyenlere, ürkenden daha az zarar verir” demiştir.
 
İki yıl sonra da 1915’te, Çanakkale’de bu düşünce doğrultusunda İngilizlerin gemilerinden karaya yağdırılan ve insanın ruh halini allak bullak eden top mermilerinin gürültüsüne askerlerini alıştırmak için onlara bando mızıka eşliğinde yemek yedirmiştir.
 
 
Ruhun Şad Olsun
Gazi Paşam Saygı ve Minnetle......

Yorum Yap