İzcinin Günlüğü - 13

Uludağ İzcileri Sadağı Tesisleri / Orhaneli - Bursa

 

Gittiğimiz kamp alanlarından birisi de Uludağ İzcileri’nin Bursa-Orhaneli Sadağı Köyü'nde bulunan tesisleridir. Uludağ izcileri önce 2016 yılında Sadağı Köyü içinde iki katlı bir binayı kiralayarak İzci Evi yaptılar. Daha sonra köyün yukarısındaki bir alanı da alarak burayı izcilik kamp tesisi olarak düzenlemeye başladılar. Çalışmaları hala sürüyor. Şu anda kış ortamında kalınacak bir ev var. İçindeki ranza düzeni ile 20 kişi kalabilir. Mutfağında yemeğinizi yapabilirsiniz. Ayrıca bungolavlar yapılmaktadır. Bir alanda çadırlı kamp alanı olarak hazırlanıyor. Tesis tamamlandığında izcilerin dışında gelenlere de hizmet verilecektir.

 

 

 

2016 Yılında derneğin başkan yardımcısı Yaşar Palalı liderin Orhaneli ilçesi Sadağı kanyonunda 40 Dönüm bir arazi alıp Uludağ İzcilerine tahsis etmesiyle dernek merkezi Sadağı köyüne taşınır. Öncelikle köyden kiralanan bir evi İzci Evi yaparlar. İzci Evinde toplantı odaları, malzemeler ve dökümanlar bulunmaktadır.

Fotoğrafta; köyün yukarısındaki arazide yapılan, izcilerin kış ortamında kalacakları yeni İzci Evi görülüyor.

 

 

Evin verandasında uzaktan Uludağ’ın da görüldüğü çok güzel bir doğa manzarası izlenebiliyor.

Cumartesi sabahı kahvaltımızı yapıp kanyona gitmek üzere yola çıktık.

 

Manzaranın keyfini çıkarmak için yapılan oturma birimleri

 

Yapımı devam eden bungalov evler

 

Kanyon boyunca akan derenin soğuk sularının yanından, tesise borularla taşınan sıcak kaplıca suyu.

 

 

SADAĞI KÖYÜ:

Eski bir Yörük köyü olan Sadağı, Orhaneli'ne 6 km uzaklıktadır. Orhaneli’nin adı da burayı 1325’te Osmanlı beyliğine bağlayan ve ilk devlet kurumlarını kurduğu yer olduğundan Orhan Bey’den gelmiştir. 1530 tarihli tahrir defterine göre Orhaneli’ne bağlı Sada köyü olarak kaydedilmiştir. Köylüler, Sadağı köyünün adının aslında Su Dağı olduğunu ve zamanla Sadağı olarak değiştiğini söylüyorlar. Bunun sebebi de dağdan gelen hem soğuk, hem de sıcak iki kaynak suyunun köyden geçmesidir.

 

 

Köyde bir kaplıca tesisi vardır. Kaynak yerinden tesise kadar borularla getirilmektedir. ‘’Kaya Hamamları’’ denilen kaplıcanın suyunun, romatizma ve soğuk algınlığına iyi geldiği söylenir. İsa’dan sonra 117 – 138 yılları arasında hüküm süren Roma İmparatoru Hadrianus'un karısı için yaptırdığı yer olarak bilinir.

Üç tarafı taş duvarla çevrili olan ve derenin karşı kıyısından kaynayan 60 derecelik sıcak suyu termal tesise alınsa da kaya hamamı halen sağlam durmaktadır. Tesiste kadınlar ve erkekler için ayrı bölümler ve ayrıca konaklama odaları bulunmaktadır. Biz de yürüyüş dönüşü kaplıcaya girdik.

 

 

Sadağı Kanyonu:

Bursa'ya 58 kilometre mesafedeki Orhaneli'nin 6 kilometre güneybatısında yer alan Sadağı kanyonu. Kanyonun ana girişi köyün 1.5 kilometre dışında su bendinin ardından başlar. Yer yer 60 metreyi bulan kaya blokları arasından akan Sadağı deresinde zaman zaman suya girerek ilerlenir.. Sadağı köyüne girmeden önce Mesire alanı tabelasından sola dönen asfalt yol 1.3 kilometre sonra tekrar sola döner ve kanyona paralel olarak yükselir. 1 kilometre tırmandıktan sonra inişe geçer ve 500 m. sonra Orman Müdürlüğü'nün yaptırdığı girişte sonlanır.

 

 

 

Kaya hamamına kadar olan 1.7 kilometrelik kanyon parkuru yaptırılan ahşap köprüler ve merdivenlerle güvenli bir hale getirilse de, zikzaklar çizilerek ilerlenen, kaygan kayalık dere yatağında dikkatli yürümek gerekmektedir.

 

 

Sadağı Kanyonu coğrafi özellikleriyle ön plana çıkan Bursa'nın ikinci büyük kanyonu olarak kabul edilmektedir. Kanyon 12 km uzunluğuna sahiptir. M.S hüküm süren bir Roma İmparatoru tarafından keşfedilmiştir. Daha sonra buradaki kaplıcalar ve şifalı sular hamam ve jeotermal tesis olarak değerlendirilmiştir.

 

 

Eski dönemlerde avlak olarak kullanılan bu alan daha sonraki yıllarda devlet korumasına alınarak tabiat parkı olarak kullanılmaya başlamıştır. 2004 yılında Kültür ve Tabiat Kurulunca sit alanı ilan edildi. Daha sonraki yıllarda mesire alanı ve turizm yeri ilan edildi. Duvarlarında çok eski tarihlerden kalma insan ve hayvan figürleri mevcuttur. Bu sebeple tarihi değeri oldukça yüksektir. Ormanın kapladığı alan 4.360 dekar değerindedir. Kanyonun girişi bir su bendiyle başlıyor. Bu su bendi, köyün 1.5 km dışından başlamaktadır.

 

 

Kanyon içinde ayrıca bir araç yolu da belli bir mesafeye kadar vardır. Kanyon'da arkeolojik incelemelere konu olan tarihi değeri yüksek mağaralar çokça mevcuttur.

Sadağı Kanyonu için kış aylarında giriş saatleri 08.30 ile 18.30 aralığını kapsamaktadır. Bu saatten sonra kanyon girişlere kapatılmaktadır. Yaz aylarında giriş saati 20.00 saatine kadar uzamaktadır.

 

 

Kaya hamamından yaklaşık 300 metre sonra 3-4 metre yüksekten dökülen bir şelale mevcut. Şelalenin önündeki havuzda yüzülebiliyor. Eğer yanınıza olta almışsanız ve halen vaktiniz varsa yörede küçük alabalık olarak isimlendirilen balıklardan tutabilirsiniz. 

 

 

Kanyonun sonuna kadar gitmeyi planlıyorsanız, sabah çok erkenden yola çıkmanız gerekmektedir. Ayrıca bazı yerlerde suya girmeniz kaçınılmaz olduğundan, su geçirmez botla gelmeniz gerekecektir. Ya da ayakkabıları çıkarıp suya girmeyi göze alacaksınız. Kış döneminde yağışların etkisi ile toprak kaymaları ve taş düşmeleri olduğundan, kanyonda kışın belli bir yerden sonra yürünmesi yasaklanmıştır. Bu nedenle yazın gelip keşif yürüyüşleri yapmak önerilir.

 

Kanyon girişindeki alanda yapılan konak evi. Giriş ücretlidir. Araca alınan ücrete araçtakiler dahildir.

 

Konak evinde soluklanıp çay içebilir, yiyecek ve içecek bulabilirsiniz.

 

Dışarıda birkaç üstü açık ve kapalı oturma yerleri ve mangal yerleri vardır. Getirdiğiniz yiyecekleri mangal yapıp yiyebilirsiniz.

 

Dönüşte kaplıcaya da girip tesise döndük. Yemeğimizi yapıp yedik. Kendi eğlencemizi kendimiz yapıp yattık. Ertesi gün bizi kuş cıvıltıları uyandırdı. Hava güzel olacaktı. Kahvaltı sonrası  dönüş için hazırlanıp Uludağ İzci liderleri Muhsin Kul ve Yaşar Palalı ile vedalaşıp yola çıktık.

 

Yolda önünden geçtiğimiz Doğancılar barajı

 

Yol boyu, baraj kenarına atılmış yüzlerce irili ufaklı cins köpekleri görmek bir kez daha yüreğimizi sızlattı.

 

Rahmetli Ender Uzer ve eşi Neriman Uzer liderlerle, Bursa İzci Evi’nde

 

Uludağ İzcileri                                                                                                                                                          

İlk Uludağ İzcisi Nafi Atuf KANSU (Erzurum Milletvekili, Siyasetçi ve eğitimci) 1914 yılında Bursa’ya öğretmen okulu müdürü olarak atanır. Edirne öğretmen okulunda başlattığı izcilik faaliyetlerine devam eder. Uludağ-Kirazlıyayla meydanında 15 Ağustos’ta açtığı ilk izci talimgâhını kurar. Kamp yaklaşık bir ay sürer. İzcileri;  doğal koşullarda yaşamayı,  yemek pişirmeyi, ilk yardım yapmayı, düğüm atmayı, çadır kurmayı ve kullanmayı, kendilerini vahşi hayvanlardan korumayı, arkadaşlığı pekiştirmeyi, iyi birer vatanperver olmanın ne demek olduğunu öğrenirler. Bu gençler daha sonra cepheye koşacaklar, şehit veya gazi olacaklardır. Bu kamplara katılmış olanlar, uzun yıllar  “Uludağ İzcisi” unvanı ile anıldılar.

1972 yılında lider Taner Tümerdirim Tophane Meslek Lisesi'nde izciliği yeniden başlatır. Ceyhun Atuf Kansu (Yazar, Şair ve Çocuk doktoru) kendisine bir mektup yazar ve babasına verilen “Uludağ İzcisi” unvanını yaşatmalarını ister.  Bundan sonra Uludağ İzcileri’ne katılan herkes bu unvanla anılır. Uzun yıllar Uludağ Sarıalan mevkiinde Uludağ İzcilerine tahsis edilen barakalarda kamplar yapıldı. Burası 12 Eylül ile birlikte bırakmak zorunda kalındı.  

48 yıldan bu yana izcilik yapan, yaşları elliye gelmiş eski izciler bir araya gelerek pasif olan Uludağ İzcileri Derneği’ni harekete geçirirler. 27 Şubat 2014’te kaybettiğimiz İzci lideri Ender Uzer’in izcilik çalışmaları için yirmi yıldan fazla bir süredir kullandığı aile mülkü kiralanıp elbirliği ile restore edildi ve dernek merkezi yapıldı. Uludağ İzcileri şimdi Sadağı Köyünde izcilik tesislerini öncelikle ulusal, ileriki yıllarda uluslararası kamp alanı yapmak için projelendirip çalışmalarına devam ediyorlar.

 

Uludağ İzcileri Yöneticileri; (soldan ayakta) Süha Büyükkoç, Muhsin Kul (Başkan), (ön soldan) Yaşar Palalı, Mehmet Cengiz.     

 

Sadağı Köyündeki izci evi açılışında / (en sağda) Taner Tümerdirim

Benzer Yazılar

Bu yazıya benzer içerik bulunamadı.

Yapılmış Yorumlar (4)

Mehmet Cengiz
19 Mart 2022, 23:33

Çok güzel bir anlatım ile tanıtım yapmışsınız, Tüm izcileri bekliyoruz. Doğa harikası bakir, vahşi bir tabiat. Gece tüm tabiatın rüzgarın ve çakalların sesleri ile uykuya dalmanın mutluluğunu yaşarsınız...

Şadi Yanık
20 Mart 2022, 14:15

Eline, yüreğine ve emeklerine sağlık Yavuz Liderim.

Berna Tuygun
21 Mart 2022, 00:02

Şahane bir doğada yürüyüşlü, yemek yapıp afiyetle yemeli. Hatta üstüne bir de hamam sefalı bir nefis kamp daha... Ne şanslı Yavuz liderin izcileri... Çok teşekkür ederiz.

Doğan Gürbüz
21 Mart 2022, 20:28

Değerli Yavuz Kardeşim, O kadar güzel yazıyorsun ki, bu yazı serilerini okuyunca, eski izcilik günlerime gidiyorum.. Teşekkür eder, Seni kutlarım…

Yorum Yap