İletişim
İletişim +90 (532)2439735

İzcinin Günlüğü - 2

İsviçre'de Bir Nehir ''Aare''

İsviçre Kandersteg Uluslararası İzcilik Merkezi. Dünyanın her ülkesinden izcilerin buluştuğu kamp alanı.

 

Bulmacalarda çok çıkan bir sorudur, ‘’İsviçre’de bir nehir.’’

Sonunda bu nehri gördük. Görmekle kalmayıp üzerinde rafting yaptık.

Bir şehirden başka bir şehire, Thun’dan Bern’e nehir üzerinde üçbuçuk saatlik bir yolculukla gittik. Aare nehrinin üzerinde suyun farklı hızda aktığı yerlere ve yaş grubuna göre üç farklı rota vardı. Biz klasik rotayı kullandık.

 

365 gün açık olan Kandersteg’te Alplerin altında, Yavuz İzci Grubu’nun kamp alanı.

İsviçre’de ‘’Kandersteg Uluslararası İzcilik Merkezi’’ndeki kampımızın bir gününü Aare nehrinde raftinge ayırmıştık. Sabah çok erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptık. Trenle Thun şehrine gittik. İzcilik merkezinden bize şehrin bir krokisini vermişlerdi. Krokiye bakıp rafting şirketiyle buluşma noktasını aramaya başladık. Yağmur altında yarım saatlik bir yürüyüşle çıkış noktasına vardık.

 

 

Birazdan yolculuk edeceğimiz iki botu römorkundan indirdik. Ardından önce karada bir prova yaptık.

Nehir kenarında botlar ve görevliler bizi bekliyordu. Önce yolculuk hakkında ve nelere dikkat etmemiz konusunda bilgiler verildi. Daha sonra su geçirmez kıyafetleri içimize giydik. Montlarımızın üzerine de can yeleklerini taktık. Suya düşme durumu olursa diye yedek kıyafetlerimizi su geçirmez çantalara yerleştirdik.

 

 Aare nehrinde raftinge başladık.

İki bota birer lider, onbirer izci bindik. Toplam 24 kişi yola çıktık. Botların arkadaki dümenlerinde birer şirket çalışanı vardı. Onların konutlarına göre kürek çekiyorduk. Thun şehrinde başlayan yolculuk 25 km. sonra Bern şehrinde bitecekti. Nehrin akış hızına göre 3 ila 5 saatlik bir yolculuk bizi bekliyordu. Yağmurda arada hızlanıp arada azalırken, zaman zaman bota sıçrayan sularla da her yönden ıslanarak gidiyorduk.

 

 

Bazen tamamen yeşil alanlardan, bazen yerleşim yerlerinden geçerek gidiyorduk.

 

 

Toplam uzunluğu 288 kilometre olan Aare, tamamen İsviçre sınırları içindeki en uzun nehirdir. Havzası 17.600 km2 dir. Grimsel geçidi’nin batısındaki Bern Alpleri’nden 1879m yükseklikten doğarak Brienzel gölüne akar. 7 km.lik bir yolculuktan sonra bu kez bir kanal aracılığıyla Thun gölüne akar. Thun gölünden de ayrılıp Bern’e doğru akmaya devam eder. Alplerden taşıdığı alivyon, çakıl ve kar suyu yapay olarak akıtıldığı Biel gölünce emilir. Böylece bu alanlar İsviçre’nin sebze bahçeleri haline gelmiştir. Koblenz yakınlarındaki Ren nehrine karışan Aare, Ren ile birlikte Almanya ve Hollanda’yı geçerek sularını Kuzey Denizi’ne boşaltır.

 

Antik çağlardan beri Aare ve yan kollarında gemi ile yolculuk yapılmaktaydı. Ortaçağda Aare önemli bir sınır nehri olarak işlev gördü. Hristiyan Burgundililer ile daha kuzeyde yaşayan putperest Alemanca konuşan Alemanni kavimi arasında bir sınır oldu. Karolenjler ve Roma - Germen İmparatorluğu zamanında da aynı işlevi sürdürdü. Bern şehrinin kurulması ile 12. ve 13. yüzyılda nehrin kaderi değişti, nehrin üzerine köprüler yapılmaya başladı ve nehrin iki tarafındaki hakimiyet alanları giderek gelişti.

 

 

Nehir üzerinde bir çok köprü var. Bazısı yaya ve araç için yapılmışken, bazılarından tren geçiyordu.

Aare'de önceleri nehir üzerinden kereste taşımacılığı yapılıyordu. Ancak 19. yüzyılda demiryolunun inşa edilmesinden sonra nehir üzerine ilk enerji santrali yapıldı. Bugün Aare üzerinde 30'a yakın enerji santrali bulunmaktadır. (9'u Innertkirchen'de) Ayrıca Mühleberg, Gösken  ve Beznau'da bulunan nükleer enerji santralleri soğutma sistemleri için Aare'nin suyunu kullanmaktadır.

 

Biz botta giderken, sörf tahtası ve bir kürekle yanımızdan gelip geçen bir İsviçreli.

 

Yolculuğumuz 3.5 saat sürdü. Yorgun, ıslak ve zoru başarmanın keyfindeydik.

 

Bern şehrine varış. Bitiş noktasında üzerimizi kuru giysilerimizle değiştirip şehri dolaşmaya başladık.

 

Aare nehrinin içinden aktığı, İsviçre’nin başkenti Bern şehri. Nüfusu yaklaşık 135.000

Bern şehrinin adına ilk olarak 1 Aralık 1208 tarihli bir belgede rastlanmıştır. Şehrin adı ile ilgili en bilinen efsane, Justinger'in kroniğine göre Bern 1191'de "Berchthold V. von Zähringen" tarafından kurulmuştur. Şehrin kurulma hikâyesine göre kurduğu şehrin adını ilk avladığı hayvanın adını vermeyi karar vermişti.     Bu hayvan bir ayı  olmuştu ve ayının Almanca ismi olan "bär"dan dolayı şehrin ismi "Bern" olmuştur. Bern şehrinin flamalarında ayı resminin kullanılması ile bir halk etimolojisi  gelişmiştir.             

 

 

 

 

 

Einstein Müzesi’nin önünde. Müzeyi de gezdikten sonra kampa dönüş.

 

 

 

 

 

 

 

Einstein Müzesinden görüntüler

 

Kampa vardığımızda gece olmuştu. Yarın başka bir etkinlik bizi bekliyordu. (06 Temmuz 2018)

 

Benzer Yazılar

Bu yazıya benzer içerik bulunamadı.

Yorum Yap