Karadeniz Boğazı Haricindeki Sabit Fener İşaret Gemisi

Başbakanlık Osmanlı Devlet Arşivi kayıtlarında 1868 tarihli  (BOA. PLK:694) “Bahr-i Siyah Boğazı haricinde Fener Dubası” yazılı resim.


21 Mart 1929 tarihli gazetelerde Karadeniz Boğazı Tahlisiye Müdüriyeti’nin bir ilanı yayınlanmıştır. Bu ilanda şöyle denilmektedir; “Tamir için Haliç’e getirilmiş olan Karadeniz Boğazı haricindeki sabit Fener İşaret Gemisi yerine muvakkaten (Geçici olarak) ikameye  elverişli vapur eshabının görüşülmek üzere Galata’da Maritim Hanı’nda idareye  müracaatları.”(Osman Öndeş arşivi)


Bu ilanda “Sabit” kelimesi ayni zamanda “Demirli” olarak anlaşılmalıdır. Başbakanlık Osmanlı Devlet Arşivi kayıtlarında 1868 tarihli ve alt kısmında (BOA. PLK:694) “Bahr-i Siyah Boğazı haricinde bulunan Fener Dubası” yazısı olan bir renkli resim vardır.

Bu konuda Ali Soysal’ın Denizler Kitapevi tarafından neşredilmiş olan “Kara Deniz  Beyaz Işık Rumeli Feneri”(2004) ve “Anadolu Feneri,Tarihten Gelen Işık” (2021) başlıklı eserlerinde çok değerli bilgiler yer alır. Karadeniz Boğazı Tahlisiye Müdüriyeti’nden yapılan 21 Mart 1929 tarihli duyuru.


1868-1869 tarihlerinde Osmanlı Devleti'ne İngiltere'den Danışman olarak gelen Sir Henry Felix Woods ''Karadeniz Boğaz girişinde gemi enkazları ve ölüler'' (Internal Bosphorus Commission) hakkında kurulan Uluslar arası Boğaziçi Komisyonu’na katılmıştır.


Boğazın girişinde ve dışında araştırmalar yapmış özellikle Riva bölgesinde Elmas Burnu doğusunda sahillerde gemi enkazları ve cesetlerle karşılaşmış, bazı kurbanların yüzerek kıyıya ulaştığı halde soğuktan donarak öldüklerini tespit etmiştir. Riva Ahalisi ise Elmas Tepe'nin güneyinde kaldığı için fark etmemişlerdir. Woods Paşa raporunu yazarak Uluslar arası Komisyon’a sunmuş zor olsa da Boğazın girişinde ve dışında tehlike işaretlerini çakarak gemi kazalarında kazazedelerin kurtarılması için Anadolu kıyıları Anadolu Feneri'nden (Yönburnu) Şile'ye, Rumeli Kıyıları Atlama taşından Boğazın ucuna kadar Gemi Sığınma evleri, Rokethane ve Cansandalı kayıkhanelerini inşa ettirmiştir. (16 adet tahlisiye istasyonu ve 9 adet ara rokethaneleri). Tüm Tahlisiye istasyonlarında kullanılan malzemeler Trinity House vasıtasıyla
İngiltere Fenerler ve Pilotaj İdaresi'nden temin edilmiş ve malzemelerin bakım ve onarımı, personelin eğitimi için de İngiliz uzmanlar gelmiştir. Ancak Woods, Anadolu Kavağı'na giderken fener gemisini çekecek olan geminin Efes'teki Diana Tapınağı yeni keşfedilen mimari kalıntıları içeren kasaları almak İzmir’de olduğunu öğrendi. Fener gemisinde çalışacak yerel gemiciler, verilecek yüksek ücretlere rağmen yerel kuzeydoğudan esen fırtınanın şiddetinden korkmuşlardı. Oysa iki buharlı fener gemisini Kavak'tan dışarıdaki demirleme yerine çekmek için gemiler gerekliydi. 


Fırtına birkaç gün devam ettikten sonra hafifledi ve 11 Eylül Cumartesi, sabahın erken  saatlerinde yandan çarklı bir vapur tarafından birinci buharlı fener gemisi yedekte çekildi. Görüş çok zayıftı ve Woods yardımla yön buldu. On üç saat denizde kaldıktan sonra, on beş mil kat ettiler ve yetmiş beş kulaç derinliğe ulaştılar ve gemiyi önceden belirlenen yere demirledi. Trinity House deneyimli iki kaptan James Mathewson ve Richard Stavers göndermişti. Her ikisi de daha önce Trinity House'un Fener Gemi Hizmetinde çalışmaktaydılar. Woods, kış aylarında Karadeniz’in tehlikelerini bilen Türk gemicilerin denize açılmadıklarını kaydetmiştir. Woods daha sonra yandan çarklı römorkörle karaya geri döndü. Fener gemisinin demirlenmesiyle birlikte Woods'un görevi resmen sona ermişti.Büyükelçi Elliot, görevi tamamlamadaki gayretinden dolayı onu övmüş ve İngiliz Admiralty’si ve Trinity House’a bir mesaj ile takdirlerini iletmiştir. Ancak Woods İstanbul’a döndükten kısa bir sonra Fener gemisine bir başka geminin çarptığını ve Fener Gemisini yerinde bulmak için denize açıldı.


Woods iki hafta sonra, büyükelçiliğe geminin ve tüm mürettebatının kaybolmuş olduğunu bildirdi. Ancak Türk mürettebatın isyan ettiklerini de öğrendi. Kaybolan bu fener gemisi hayret edilecek şekilde yirmi yıl sonra, ışık gemisi bulunmuş ve bir yaz mevsiminde deniz sakin olduğu için gemi kısa sürede tekrar eski yerine demirlenmiştir.


Tüm bu yapılar tamamlanmışsa da en önemli eksik olan Fener Dubası Gemisi’nin gelmesi beklenmekteydi. Nihayet tüm zorluklara rağmen İngiltere’den temin edilen iki Fener İşaret Gemisi Rumeli ve Anadolu Kavağı açığına demirlenmiştir. 
Fener gemisinin özelliği Sis delen Feneri ve aletleri, kalın zincirli demiri, reflektörler ve kapalı havalarda çalan siren düdüğünü hamil olmasıydı. Fener İşaret Gemileri sayesinde gemilerin Boğaz ağzını bulmaları kolaylaştırılmış oluyordu. Ancak Karadeniz’in azgın fırtınaları ve dalgaları arasında pek çok defa batma tehlikesi geçirdiği kayıtlıdır. Duba olarak da tarif edilen Fener İşaret Gemisi’nden biri zamanla hizmetten çıkartılmış ve satılmıştır.


Karadeniz Fener Dubası tamir için getirildiği Haliç Tersanesi rıhtımında.
Kaynak: 24 Şubat 1929 Cumhuriyet Gazetesi arşivi.


Karalarda Fener binalarının konulmadığı kara noktalarının açıklarında gemilerin seyir güvenliği adına Fener Gemileri hizmet verdi. Fener Gemileri’nin mürettebatı her türlü yoklukla mücadele ettiler. Fakat en büyük düşmanları azgın denizler oldu. Fener Gemileri başlangıçta makinesiz ahşap teknelerdi. Mürettebat kömür ve bazen de gazyağı ile çalışan ocakta yemek pişirmek zorundaydılar. Çoğu zaman kuru kumanya ile yetindiler ve ekmek yerine kuru peksimetle karınlarını doyurdular. Okyanuslara açılan limanları ve ABD’de Büyük Göller boyunca uzanan noktaları korudular. ABD’de Fener Gemilerinin sonuncusu 1983'te hizmet dışı bırakıldı. 


Fener İşaret Gemisi Haliç’te tersanede onarıma alındığında Tahlisiye Umum Müdürlüğü Fener İşaret Gemisi için zincir ve demir alımı için gazetelere ilan vermiştir.14 Ekim 1929 tarihli ilanda şöyle denilmektedir; “ Karadeniz Boğazı haricindeki Tahlisie Fener İşaret Gemisi için 255 kulaç maa (Arapça- Birlikte) kilit fırdöndülü zincir ile üç fontluk bir şemsiye demirinin mubayaası mukarrer olduğundan kapalı zarf usulile mevkii munakasaya (Arapça - İhale ve alışveriş gibi şeylerde yapılan veya yapılacak eksiltme) konulmuştur.


1 Kanunuevvel 929 Pazar günü tam saat 14’te ihalesi ilan kılınacağından taliplerin şartnamelerini görmek üzere yevm-i mezkûra (Arapça- Daha önce adı geçen/belirtilen) kadar Galata’da Rıhtım Caddesi’ndeki dairei merkeziyeye (Arapça- Genel Merkez) müracaatları..

17 Ekim 1929 tarihinde Tahlisiye Umum Müdürlüğü’nden gazeteler vasıtasıyla yapılan “Bahriyuna ilân” başlıklı duyuruda; “Tamiratı icra edilerek tekrar mevkiine konulduğu 19 Mayıs 1929 tarihinde ilan dediledn Karadeniz Boğazı haricindeki Fener Gemisinin bu kere tayin edilen yeni mevkii coğrafisinin 41,24,30 arzı şimali, 29,09,30 (Grenviç) tuli şarkide olduğu Bahriyuna ilan olunur.” denilmektedir.


1 Kanunsâni 1930 tarihli Cumhuriyet Gazesi’ndeki haber.


Adı Ambrose idi ve onun için kitaplar yazıldı ve büyüleyici resimli kitaplarla denizcilik tarihinin anlatıldı. Bu kitaplarda ressamlar suluboya resimlerle gemilerden birinin günlük hayatını, yemek pişirmeyi, uyumayı, çalışmayı ve dalgaların
ritmiyle yuvarlanmayı tasvir ettiler. O gemilerde yaşayanları bekleyen büyük tehlikeler vardı.içinde Çok sisli havalarda 
bazen yakından geçen büyük tonajlı gemilerin çarpması tehlikesine maruz kaldılar. Ancak sis bastığında sis düdükleriyle gemilere yol gösterdiler. Gece koyu karanlığında ise fenerleriyle gemilerin doğru rotada seyretmelerini sağladılar.


Ama onlar hep yalnızdılar ve kabaran denizlerle tek başlarına mücadele etmek zorundaydılar. İngiltere’de, Hollanda, Almanya, Fransa sahilleri açıklarındaki Fener gemilerinden bazıları artık birer müze gemi olarak o liman kentlerinin denizcilik tarihine renk ve değer katmaktadılar. Başlangıçta fener gemileri bir nevi büyük bir sandal gibiydi.. Hiçbir hareket 
kabiliyeti yoktu. Karadeniz Boğazı dışında Kilyos bölgesinde ufuk çalkalanıp duran Fener gemisi’ne “Fener Dubası” derlerdi. 1929 yılı Mart ayında çok büyük bir kış bastırmıştı. Karadeniz’e gemiler çıkamamış, kömür seferinde olan gemilerden bazıları kara sürüklenmiş, bazıları da batmıştı. Fener Dubası da denizlere dayanamadı, demir kesti ve karaya düştü. İçinde 20 kişi olan mürettebatı ile neyse ki öylecene kaldı. Karadeniz Fener Dubası Sahiller Tahlisiye Müdüriyeti tarafından Haliç’e alınmış ve yerine geçici olarak armatöre ait bir vapur 
kiralanarak demirlenmiştir. Zamanla eskiyen fener işaret gemileri yerine, buhar makineli fener işaret gemileri İngiltere’den ithal edilerek ayni  mevkilerde hizmet üstlenmişlerdir.

Bir fener işaret gemisinin teknik çizimi. 


Cundadaki yuvarlaklar sepetlerdir. Uzaktan gemilerin fener gemisini fark etmesi içindir. İngiltere’de inşa edilen ve Trinity House vasıtasıyla ithal edilen 2 fener gemisi ve fener gemileri hakkında Tyne Ships And Shipbuildings kaynakları bağlantılı değerli yardımları için Dave Waller’a teşekkür ediyorum. Bu konuda Mehmet Akif Delipoyraz ve Sabri Trabzonlu’nun makalesi yol göstericidir ve Fener Gemisi hakkında Sir Henry Felix Woods’un “Spunyarn-Türkiye Anıları” ve Ali Soysal’ın belirttiğim eserlerinin okunmasını önermektedirler. Bir diğer kaynak da “Boğaziçi Şirket-i Hayriye 1914 Salnamesi” olmaktadır.


Yusuf Ali Osman’ın SOAS University of London kaynaklı (2018) “British employees of the Ottoman Government: the Pasas Hobart and Woods” başlıklı doktora tezi bu konuda önemli bilgileri aktarmaktadır.


Caroline Finkel’in “Henry Felix Woods and the Black Sea/Bosphorus Entrance Maritime Safety System, Then and Now” başlıklı belge çalışması “The Northern Mariner / Le marin du Nord”, XXX, No. 4 (Kış 2020) sayısında yeralmıştır ki, çok önemlidir ve Henry Woods’un hatıratı alıntılandığından, beklenilen hemen her soruya cevap vermektedir. Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresi’nin 1915 malî senesi bütçe kanunu (Resmi Gazete ile neşir ve ilânı: 1915/ Sayı : 196 ) Dördüncü maddesinde “Ve işbu tahsisat bir ihtiyat fener gemisi ile ihtiyat zincir ve demir ve sair tahlisiye vesaiti mübayaasına ve yeniden vücuda getirilecek asrî tahlisiye tesisatına ve tahlisiye hidematına lüzumu olan alelûmum mebani ve vesaitin inşa ve mubayaasına sarf olunabilir.” açıklaması yer almaktadır. Aynı yıla ait Bütçe Kanunu’nda “Fener işaret gemisi süvari ve kaptan muavinleri ile tayfanın tayın bedeli” belirtilmiştir.


Bir can kurtarma filikasının denize indirilmesine ait kartpostal.

 “Lancement de la Barque de Sauvatage ‘Shellu’ de son mouillage” yazısı ile anlatım yapılmıştır.


Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresi’nin 1928 Yılı Bütçe Kanunu’na bağlı kanun Fener Duba Kaptan ve Kaptan Muavinleri ile ihtiyat kaptan ve taifesinin tayin bedeli olarak 1928 yılında senelik 2,355 Lira tahsisat ayrıldığı yazılıdır. (Resmî Gazete ile Neşir ve İlanı 20 Nisan 1929 Sayı:1097 No.1381) 


Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresi’nin 1934 Yılı Bütçe Kanunu’na bağlı kanun Fener Duba Kaptan ve Kaptan Muavinleri ile ihtiyat kaptan ve taifesinin tayın bedeli olarak 1934 yılında senelik 25,000 Lira tahsisat ayrıldığı yazılıdır. Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresi’nin 1934 Yılı Bütçe Kanunu’na bağlı kanunda;Muayyenat ve melbusat Nakil vasıtaları beygirlerinin arpa, 
saman, çayır, ot ve sair mekûlât esmanı Sevahil müdür, tabip ve seyyar sıhhiye memurları ile tahlisiye kaptan, kâtip, siren ve Kerempe sis düdüğü makine memurları ve Fener işaret gemisi muavin kaptanının yazlık ve kışlık elbise bedeli, Sevahil müstahdemini ile tek fon memuru, sıhhiye hademesi, odacı ve fener işaret gemisi lostromo ve tayfasile ziyalı şamandra ve sis düdükleri, radyofar ve fener müstahdemleri ile şoförün yazlık ve kışlık elbise, fotin, kasket, fanila, çizme, kamsele, gocuk ve iş elbisesi bedeli İkramiye ve naktî mükâfat, Sigorta Hayat sigortası bedeli, Bina ve eşya nakliye ve fennî vasıtalar sigorta bedeli Levazım Kırtasiye ve matbu evrak, Müteferrika, eşya ve mütenevvi levazım, ecza ve malzemei tıbbiye...

Muhtelif masraflar ile Memurin ve müstahdeminin tedavi, ilâç ve hastane masarif ile teçhiz ve tekfin masarifi Kazazedelerin tedavi, ilâç, teçhiz ve tekfin masrafı, Kazazedelerin ilbas ve iaşe ve nakliye masrafı, telefon hatlarının bilcümle levazımı ile bu hatların ve İstanbul - Kumköy hattının teftiş ve muayene tamir masrafı ve ücretli telefon mükâleme bedeli, Telif ve tercüme ücreti ve Fennî vasıtalar ve tatbikatı masrafları ve levazımı, Fener işaret gemisi, ziyalı şamandıra, sis düdükleri, radyofar, fener, sayren makineleri, sis topları, sandal, rıhtım ve kızakların levazımı ile bunların tamir, tathir, işletme ve sair masrafları ve bu mevkilerin bilcümle levazımı, Kamyonet ve otoşeni demirbaşı ve müteferrik eşya ve mahrukat ve tamirat masrafı, Efrat nakli için römorkör, motor, kayık ücreti ve alelûmum levazımın nakliye masarifi, müstahdeminin posta ve nakliye ücretleri ve yarış masarifi hakkında rakamlarla belirtilmiş bir bütçe mevcuttur.


6 Ocak 1939 tarihli Vakit Gazetesi’ndeki haber.

Kaynak:Osman Öndeş arşivi.


Tahlisiye Müdüriyeti sisli havalarda limanlardan geçen vapurlara kolaylık olmak üzere Ahırkapı, Kızkulesi, Yeşilköy ve Kerempe Burnu’na birier sis düdüğü tesis etmiştir. Sisli havalarda Anadolu Feneri kurusıkı top atmak suretile, Rumeli Feneri de İngilizlerden gelen Sayren (Siren) Fabrikası düdüğü ile yol bulmaya çalışan gemilere yardımcı olabilmektedir. Fener Işıldak Gemisi’nde çok kuvvetli İngiliz Sayren (Siren) Fabrikası düdüğü bulunmaktadır. Yıl olarak tespitlerimde yanılgı olabilir. Ancak 1939 yılından itibaren Fener İşaret Gemisi kayıtlardan çıkartılmıştır. Ayrıca arşiv araştırmasını gerektiren kısımlar mevcuttur. 


6 Ocak 1939 tarihli Vakit Gazetesi’nde Karadeniz Boğazı’nın on altı mil açığında bulunan Fener Dubası’nın kaldırıldığı belirtilerek, bunun iyi netice vermediği beirtilmektedir. Yazıda denizcilerin iddiasına göre fener dubasının tekrar oraya konması lazımdır. Zira Rusya’dan gelen gemilerin hepsi o dubayı bulmdukları ve ondan sonra Boğaz’a rota verdikleri işaret
edilerek şöyle denilmektedir; “Kışın Boğazın ağzında sis pus çok kesif olmaktadır. Sahil uzaktan fark edilemez, fener dubası esasen gece için konmamıştır. Gündüz için konmuştur. Dubanın cesameti 300-400 tondur ve kırmızıya boyanmıştır. Direklerinin tepesinde iki tane büyük sepet vardır. Bu da uzaktan görülmek içindir. Bu duba kaldırıldığı için şimdi vapurlar 
sahili görmeye çalışıyorlar. Sahili görünceye kadar da bilhassa puslu havalarda tehlike mıntıkasına girmiş bulunuyorlar. Ondan sonra tehlike mıntıkasından kendilerini kurtaramıyorlar. Nitekim geçenlerde Boğaz’ın açığında Hisar vapurunun batması böyle olmuştur. Bu misal bize bir fikir veriyor, bu fikir denizcilik işlerinde tecrübeli gemicilerin malûmatına itimat edilir bahriyelilerden mürekkep bir mütehassıs danışma komisyonu teşkil edilmelidir. Yapılan işler için uygulamaya geçmezden önce bir kere bu komisyonun görüşü alınmalıdır.”


Bir kaptan fener dubasının önemi hakkında şöyle demiştir; “Fener dubasının kaldırılarak yerine bir şamandıra konulması yanlıştır. Pusla havalarda kat'iyen fark edilemez. Boğaz haricindeki eski fener dubasının kaldırılarak yerine şamandıra konmasının puslu havalarda gemilerin mevki bulmalarına bir faydası olamaz. Boğazın yirmi mil şarkında Şile feneri vardır.
Bu fener yirmi milden görülür. Yine Boğazın garp tarafında Karaburun Feneri vardır. Bu da yine yirmi milden görülür. Boğaza gelen bir gemi kırk mil mesafede bu fenerlerden birisini görür. Sonra bu fenerlerin rüyet sahasından çıkmadan Boğaz fenerleri çakmaya başlar. Bundan dolayı o şamandıra fenerine ihtiyaç yoktur. Esasen dubanın konmasındaki hikmet ne yaz için, ne de kış için ve ne de gündüz için değildir. Sırf şimal rüzgarları estiği zaman sahilde yoğun sis yaptığından dolayı kıyılar farkedilemiyeceğinden gemiler bu dubayı bulmağa mecburdurlar. Pus zamanında bugün fener dubası yerine konmuş olan şamandıra bir kibrit çöpü kadar fark edilemez. Fırtınalı ve puslu havada radyofarlar denilen vasıtaların hiç tesiri olamaz. Zira bunların çıkardıkları ses rüzgar altına gider. Boğazdan kaldırılan Fener Dubası’nın 60 yıllık eski bir gemi olduğu iddia ediliyor. Buna cevaben derim ki, New York’un 50 mil açığında bir Fener Gemisi vardır. Bu Fener Gemisi bizim kaldırılan Fener Gemisinin aynısıdır. 


Bugün Amerika’tya seyreden gemiler önce o dubayı görürler ve ona göre rotalarını ayarlarlar. Şimal Denizi’nde, Manş Denizi’nde ona benzer dubalar bugün hâlâ kullanılmaktadır. Hatta Rusya’nın Kerç Boğazı’nda da yine bu dubanın aynısı bulunmaktadır.


 9 Ocak 1939 tarihli Vakit Gazetesi’ndeki haber.
Kaynak:Osman Öndeş arşivi.


Duba heryerde dubadır. Dubanın iptidaisi demek olamaz. Ancak bu dubaya telsiz, projektör gibi asrî tesisatlar ilave edilmelidir. Bu ilavelerin yapılacağı yerde Fener Dubasının kaldırılması ve yerine gemilere hizmet veremeyecek bir şamandıra konulması doğru olmamıştır.


Fener İşaret Gemisi olarak seçilen geminin aslı nedir? Başlangıç yıllarında bunların İngiltere’den getirtilen Fener 
İşaret Gemileri hakkında bilgiler nedir,bu hususu da İngiltere aşivlerinden araştırdım. Bütçe kayıtlarında “Fener İşaret Gemisi Kaptanı, Muavin Kaptanı ve Mürettebat” tanımı yapılmaktadır ki, bu gemilere nasıl kaptan ve mürettebat tayini yapılmaktaydı? Yine bu personel gemide hangi sürelerde görev yapmaktaydılar? İaşeleri nasıl sağlanıyordu? Bunlar başlıbaşına arşiv araştırması gereken hususlar olmaktadır.


Fener İşaret Gemilerinin Anadolu Yakası ve Rumeli Yakası Karadeniz Boğazı girişine nazaran 4 mil veya daha az açıkta demirli oldukları belirtilmiştir. Kartpostalda (Muhtemelen) Anadolu Yakası Fener İşaret Gemisi Şile önünde demirli görülmektedir. 


Sir Henry Felix Woods’un Trinity House onayı ile İngiltere’den temin ettiği iki Fener İşaret Gemisi’nin intikali zaman almış ve Sir Woods yandan çarklı bir römorkör yedeğinde bunların tayin ettiği mevkide demirlenmesine kadar nezaret etmiştir.


Trinity House, denizciliği ve denizcileri korumaya, denizcilik camiasına eğitim, destek ve refah sağlamaya adanmış bir yardım kuruluşuydu. Amacı, gemilerin ve denizcilerin güvenlik içinde seyrüsefer hizmetine katkıda bulunmaktı ve uygun maliyetli yardımcılar sağlamak için yasal bir göreve sahip bulunuyordu.

Sanatçı Antonio Jacobsen imzalı ve 1876 tarihli Sandy Hook Lightship tablosundaki Fener İşaret Gemisi ile Karadeniz Boğazı haricindeki temsili resmi olan Fener İşaret Gemisi’nin aynı özellikte oldukları görülecektir.


Londra’da yayınlanan “Engineering” dergisinin 30 Ocak 1885 tarihli nushasında İngiliz Admiralisinin Messrs, Henry Wood & Co. ile demirleme zinciri, zincir, & sair malzemeler için müteakip beş yıl süreyle sözleşme yaptığı yazılıdır. Henry Wood And Co./Liverpool’un Londra acentesi Limehouse ve Rotherhitho’dan Messrs. Morgan And Medhurst’dır. Caroline Finkel, Sir Henry Felix Woods’un “Spunyarn” başlıklı anılarından aktararak anlattığı üzere; 14 Eylül 1866'da Lord Lyons, büyükelçilik adına Osmanlı Hariciye Nazırı Ali Paşa'ya Karadeniz Boğazı girişinde gemilerin güvenli seyir yapabilmeler adına alınabilecek önlemleri içeren bir mektup göndermişti. Vakıa daha önceki bir yaklaşım cevapsız kalmıştı. Bu yazısı
“Karadeniz girişinde Fener İşaret Gemisi ve Cankurtaran Gemisi Hizmetine İlişkin Muhtıra” idi. Lord Lyons ticari kayıpları da vurgulayarak, zamanın geçtiğini yazdı ve kesin önlemler alınmasını işaret ederek Karma Komisyon kurulmasını talep etti.


Kış, Babıali'nin herhangi bir görünür eylemi olmadan geçti. 1867'nin başlarında, "Karadeniz'e ticaret yapan bazı İngiliz gemi kaptanları" Lyons'a şikayet etmeye başladılar ve o yıl Babıali uyarıları dikkate alarak, “Gemi Kazalarını Önlemek” adına Komisyon kurulmasını kabul etti. 


Başlangıçta komisyona atanan İngiliz delege komutandı. İkinci olarak Henry Felix Woods bu göreve aday gösterildi. Ekim 1867'de komisyon, fenerler, roket bataryaları ve hafif gemilerin kurulması, mevcut deniz fenerleri ve sis işaretleri tesisi için kararını verdi. Woods ayrıca değerlendirmelerinde "Yalancı Boğaz" terimini kullanmış ve bunların ancak iki tane olduğu
hesaplanmıştır: Bunlardan biri Boğaz'ın batısında, lagünün bulunduğu Terkos'ta ve diğeri, Şile'dedir.


Woods, çalışmalar devam ederken İstanbul Boğazı'nda bir deniz feneri işaret gemisinin demirleme planının kredisini talep etmiş ve diğer komisyon üyeleri bunun bir delilik olacağını ileri sürmüşlerdir. Trinity House, Londra'daki deniz fenerlerinden sorumlu denizcilik otoritesi ve navigasyon için diğer yardımcılar, fener işaret gemisini Karadeniz’de tayin edilen mevkiye 
ulaştırmayı da teklif etmişlerdir. Gemi kazaları ve kurbanlar arttıkça Woods’un önerileri dikkate alınmaya başlamış ve ilk Fener İşaret Gemisi 8 Ekim 1869'da Şile açıklarında demirlenmiştir. Bu geminin cundalarında yeralan iki adet yağlı fener aydınlatma aparatı arızalı çıkmış ve ışık olması gerektiği kadar parlak yanmamıştır. Ayrıca hem kaptanların hem 
de mürettebatın fedakarlığı takdirle karşılamıştır. Zira onlar sıradan denizci olmayıp, çok ağır meşakkatler altındaydılar. Fakat Osmanlı makamları neredeyse hizmete başladıklarından beri üç aydır mürettebata ödeme yapılmamış ve kışlık kıyafetleri sağlanmamış ve hatta sabunlarıda olmadığı görülmüştür.


Trinity House tarafından Fener Işıldak Gemisi’ne ilk olarak Kaptan Palmer ve Kaptan Doyle görevlendirilmiştir.Trinity House bu hizmetlerin Osmanlı Deniz Feneri İdaresi'nin (Memalik-i Mahrusa) büyesinde olmasını teklif etmiştir. Gelişmeler devam edecek ve Haziran 1870'e kadar sekiz kurtarma istasyonu kurulmuş ve İngiliz personelle donatılmıştır. Bu tarihten altı ay sonra İngiliz Sefiri Sir Philip Francis, ikinci bir Fener İşaret gemisinin de Rumeli tarafına konulmasının önemini ve buna ihtiyaç olduğunu bildirmiştir.(2 Şubat 1870, Trinity House arşivi; TNA–F0195/847) No.61 olup ayni özelikle idi. İlk Fener İşaret Gemileri (Lightship) İngiltere’de Tyne/ Hebburn’da Robert Stephenson & Co.Ltd’in Hebburn Kızaklarında inşa
edilmiştir. Londra’da Trinity House adına inşa edilen 4 fener işaret gemisidir. Fener Gemileri için muhtelif 
posta pulları çıkartılmıştır.


İlk Lightship No.60’dır ve 7 Ağustos 1888’de tamamlanmıştır. Demir kuşaklı, ahşap gövdeli olup, makinesi mevcut değildi. İkinci Fener İşaret Gemisi Lightship 61 olup aynı özelliklerdedir. 


Üçüncü Lightship No.65 olup 1892 tarihlidir. Dördüncü Lightship 75 Aralık 1906’da hizmete girmiştir. Flokstone Gate Fener Gemisi olarak bilinmektedir. 14 Ağustos 1940 günü Alman uçakları tarafından batırılmıştır. İngiltere’de 18.ci yüzyıldan itibaren inşa edilmiş ve hizmete verilmiş Fener İşaret Gemisi 120’den fazla olup, bu fener işaret gemileri eskidikçe yenileriyle değiştirilmiştir.


Hizmetdışı bırakılan fener işaret gemilerinden bazıları Floating Museum - Yüzen Müze Gemi olarak korumaya alınmış, bazıları başka ülkelere satılmıştır. Bu gemilerin denizde iken ağır havalarda sürüklenmesini önlemek amacıyla demirleme sistemleri modifiye edilerek yeniden tasarlanmıştır. Yine ışığı yansıtan sistemler bile, yağ ve kerosen kullanan basit lambalardan kırıcı lens kullananlara kadar büyük değişikliklerden geçmiştir. Fener işaret gemileri başlangıç dönemlerde ahşap teknelerdi. Ayni şekilde gemilerin ahşap yapısı, demir ve çelik gibi daha aşındırıcı ve hasara dayanıklı malzemelerle değiştirildi. Fener  işaret gemisinin fener amaçlı toplam süresi 12 saatten fazlaydı. Zaman periyodu, diğer gemilere mümkün olan maksimum faydayı sağlamak için bir alacakaranlık öncesi saati ve bir şafak sonrası saati içeriyordu. Neredeyse bir buçuk asırdan fazla bir süredir faaliyette olan bu gemiler yavaş yavaş değer kaybetmeye başlamışlardır.
Zira 19. yüzyılın sonlarına doğru, ağırlıklı olarak karadaki deniz feneri kulelerinin sayısı arttı ve bu da çok ağır sorumluluklar isteyen, bakımı ayni şekilde çok zor olan bu gemilerin kullanımlarını ortadan kaldırdı.


Günümüzde Fener İşaret Gemileri’nin pek çoğu yok olmuştur. Fener Gemilerinden bazıları, denizcilik tarihi mirası olarak müze gemi halinde korunmaktadır. 

Müze Fener İşaret Gemileri geçmiş ile bugün arasında önemli bir bilgi köprüsüdür ve o devirlerde denizcilik camiasının bu zorlukların üstesinden gelmek için yaşadığı zorlukları ve 
hünerlerini anlamalarına yardımcı olur.


Türkiye’de Anadolu yakasında hizmet vermiş olan Fener İşaret gemisi’nin replikasının inşa edilerek günümüzde Şile
Mendireği içinde Müze Gemi olarak sergilenmesi, yörenin kültür ve turizm tarihine değer ve renk katacak özelliktedir. Fener Gemisinin baştaraf kabartma süslemeleri.


Değil ki, böyle bir Fener İşaret Gemisinin replikasının inşa edilmesi, öyle büyük giderlere de ihtiyaç duymayacaktır. Fener İşaret Gemileri sanatçılara konu olmuşlar ve çok sayıda yağlıboya tablolar yapılmıştır. Bunların önemli kısmı Denizcilik Müzelerindedir.Resimler-James Buttersworth (1817-1894), Antonio Jacobsen (1850-1921), Christian Bejamin Olsen 
(1873-1935)’in eseridir.


Yazan:Osman Öndeş (Araştırma Makalesi)

Yorum Yap