Okyanus Ötesi: Marmaris'ten Karayipler'e Uzanan Bir Hayalin Hikâyesi

Bazı yolculuklar sadece bir limandan diğerine gitmek için yapılır. Bazıları ise insanın kendi sınırlarını keşfetmesi, özgürlüğü hissetmesi ve tabiri caizse kendini yeniden bulması için...

Çocukluğumdan beri içimde denize karşı tarifi zor, derin bir tutku vardı. Yıllarca çalışıp, emek verip hayalini kurduğumuz o tekneye kavuştuğumuzda, eşim Vahide ile birbirimizin gözlerine baktık ve bir karar verdik. Artık  beklemeyecektik. Hayat, hayalleri sürekli ertelemek için çok kısaydı. Onları ertelemek yerine, tam merkezinde yaşamaya başlamanın zamanı gelmişti.

Biva'nın Rodos rotası

“31 Ağustos 2024 / Marmaris’te son hazırlıklar tamam, hayallere doğru ilk vira!”

İlk miller ve Akdeniz’in kollarında

31 Ağustos 2024 tarihinde Marmaris’in mavi sularına ve arkamızda bıraktığımız eski rutinlerimize elveda diyerek halatlarımızı çözdük.

Önümüzde binlerce deniz mili, haritalarda işaretlenmiş onlarca liman vardı. Ancak asıl peşinden gittiğimiz şey coğrafi bir rota değil, yıllardır zihnimizde ve kalbimizde büyüttüğümüz o büyük hayalin ta kendisiydi.

İlk durağımız komşunun yanı başındaki Rodos oldu. Ardından Yunan adalarının o eşsiz coğrafyasında, acele etmeden Ege ve Akdeniz’in tadını çıkara çıkara ilerledik. Her demirlediğimiz koyda yeni insanlar tanıyor, yeni hikâyeler biriktiriyor ve en önemlisi denizde "yaşamayı" her gün biraz daha öğreniyorduk. Teknemiz sadece bir ulaşım aracı değil artık bizim evimiz, yuvamız olmuştu.

Ege ve Akdeniz’in sakin sularında, denizci yaşamını her gün yeniden keşfederken

Yolculuğa devam edebilmek için durmak gerekir

Yunan adalarının ardından rotamızı batıya çevirerek Sicilya’nın kuzey kıyısında yer alan tarihi Milazzo şehrine ulaştık. Sadık teknemiz Biva’yı şehir merkezindeki güvenli bir marinaya bağladığımızda takvimler Kasım 2024’ü gösteriyordu. Kuzeyden esen rüzgarlar soğuyor, Akdeniz yavaş yavaş o hırçın kış şartlarının yüzünü gösteriyordu.

Tam da bu dönemde, içimde bir yerlerde rotaya devam edecek o eski enerjiyi bulamadığımı hissettim. Aylardır yolda olmanın getirdiği tatlı ama yoğun yorgunluk, yaklaşan kış şartlarının gri yüzüyle birleşince psikolojimi etkilemeye başlamıştı. Denizcilikte en önemli kural, denizle ve kendi sınırlarınla inatlaşmamaktır. Biz de kendimizi zorlamak yerine en doğru kararı verdik: Biva’yı Milazzo Marina’da güvenli bir kış uykusuna bırakarak, Alanya’daki evimize döndük. Bazen yolculuğa devam edebilmek için durmak gerekir.

Bu mola tam yedi ay sürdü. Bu süreçte hem bedenimizi hem ruhumuzu dinlendirdik, ailemizle hasret giderdik ve gelecekte bizi bekleyen o büyük okyanus rotalarını en ince ayrıntısına kadar planladık. Zira biliyorduk ki büyük maceralar iyi bir dinlenmeyi hak eder.

Korint Kanalı (Korinthos Kanalı)

“Milazzo Marina; yolculuğa daha güçlü devam edebilmek için verilen yedi aylık zorunlu ama doğru bir mola.”

Yeniden "Vira Bismillah" ve Atlantik kapısı

2025 yılının Mayıs ayında yeniden Milazzo’ya, teknemizin başına döndüğümüzde artık bambaşka iki insandık. Deniz özlemi içimizi kavurmuş, o eski yorgunluktan eser kalmamıştı. Enerjimiz tam, motivasyonumuz yüksek ve önümüzdeki yeni maceralara tamamen hazırdık.

Mayıs ayının sonunda, içimizde tatlı bir heyecanla halatlarımızı yeniden çözdük. Sicilya’nın ardından muhteşem doğasıyla Sardinya’yı selamladık, Akdeniz’in farklı köşelerini keşfederek rotamızı batıya, İspanya kıyılarına doğru uzattık. Artık Akdeniz’in sonuna yaklaşıyorduk, önümüzde tüm heybetiyle Atlantik Okyanusu duruyordu.

Dünya denizcileri için sembolik ve büyüleyici bir kapı olan Cebelitarık Boğazı’na vardığımızda, arkamızda koca bir kıtayı, Avrupa’yı bıraktığımızı derinden hissettik. Bu tarihi Boğaz’da birkaç gün kalıp hem teknemizi hem de zihnimizi hazırladıktan sonra, rotamızı Afrika’nın mistik kapısı Fas’ın Tanca şehrine çevirdik. Ancak okyanus, her büyük rüya gibi kendi bedellerini ve sınavlarını da beraberinde getirecekti.

Kanarya Adası, Laspalmas Hatıramız

Arkamızda koca bir kıtayı bırakırken: Denizcilerin sembolik kapısı Cebelitarık

Okyanusun İlk Sınavları: Dümen Arızası ve Bahçe Gölgeliğinden Cenova Cebelitarık’ı arkamızda bırakıp Kanarya Adaları üzerinden güneye, Yeşil Burun Adaları’na (Cabo Verde) doğru alçalırken okyanus bize ilk ciddi şakasını yaptı. Açık denizin ortasında, dalgalarla boğuşurken teknenin en hayati mekanizmalarından biri olan dümen sistemimiz arızalandı. Sonsuz bir maviliğin ortasında, yön duygusunun ve kontrolün bir anlık kaybı insana acizliğini derinden hissettiriyor. Ancak pes etmek bizim kitabımızda yoktu. Sakin kaldık, elimizdeki imkanları bir araya getirdik ve dümendeki sorunu kendi çabalarımızla çözmeyi başardık.

Tam rahat bir nefes alacaktık ki bu kez de ön yelkenimiz, yani cenovamız bizi yarı yolda bıraktı. Okyanusun ortasında yeni bir yelken sipariş edecek halimiz yoktu. İşte tam bu anlarda denizci yaratıcılığı devreye girdi. Teknedeki malzemeleri karıştırırken gözümüze çarpan bahçe gölgeliğini masaya yatırdık. İğne, iplik, halat ve sabırla o gölgelik kumaşından derme çatma bir cenova imal ettik. Rüzgarı o gölgelikle yakalayıp yolumuza devam ederken, denizciliğin sadece dalgalarla değil, imkansızlıklarla da dans etmek olduğunu bir kez daha anladık.

“Okyanus ortasında çaresizlik yok, denizci pratikliği var: Bahçe gölgeliğinden ürettiğimiz o meşhur cenovamız.”

Mindelo Bekleyişi ve Türk Teknelerinin Sıcaklığı

Büyük geçiş öncesi son ana kara durağımız olan Cabo Verde’nin Mindelo limanına ulaştığımızda, üzerimizde okyanusu karşılamaya hazırlanan denizcilerin o tatlı ama gergin bekleyişi vardı. Tekneyi tepeden tırnağa kontrol ediyor, erzakları istifliyor, hava raporlarını saniye saniye takip ediyorduk.

Mindelo’nun o kendine has, çok kültürlü atmosferinde gün sayarken yalnız değildik. Limanda bizim gibi bu çılgın hayalin peşinden koşan diğer Türk tekneleriyle karşılaştık. Dünyanın bir ucunda, okyanusun kıyısında kendi dilini konuşan, aynı heyecanı ve korkuyu paylaşan dostlarla bir arada olmak, akşamları teknelerde yapılan o derin sohbetler bize muazzam bir moral ve güç verdi. Artık büyük atlayış için her şeyimiz tamdı.

Karayipler, Martinik Adası

“Mindelo’da okyanus öncesi son hazırlıklar ve dünyanın bir ucunda karşılaşmanın mutluluğunu yaşadığımız Türk denizci dostlar.”

Sonsuz Mavilikte 21 Gün: Atlantik Geçişi

Takvimler 21 Aralık 2025’i gösterdiğinde, Mindelo’dan aldığımız rüzgarla okyanusa doğru dümene geçtik. Önümüzde ne bir kara parçası ne de sığınacak bir liman vardı; sadece gökyüzü, okyanus, Biva, Vahide ve ben. Tam 21 gün sürdü bu epik yolculuk.

Okyanusun ortasındaki zaman algısı karadakine hiç benzemiyordu. Gündüzleri devasa okyanus dalgalarının ritmiyle sallanıyor, geceleri ise hayatımızda daha önce hiç görmediğimiz netlikteki samanyolu galaksisinin altında nöbet tutuyorduk. Bazen saatlerce tek bir kelime etmeden sadece rüzgarın sesini dinliyor, bazen dalgaların güvertede çıkardığı seslerle irkiliyorduk. Okyanus bize sabretmeyi, doğaya teslim olmayı ve aslında ne kadar küçük olduğumuzu öğretti. 21 gün boyunca her gün doğumuyla Karayipler'e biraz daha yaklaştık, her gün batımıyla arkamızda yüzlerce mil bıraktık.

Biva Cabverde Mindello

“Sonsuz bir mavilik, gökyüzü ve okyanusun ritmiyle geçen 21 benzersiz gün.”

Ve Hayalin Gerçeğe Dönüştüğü An: Barbados! günün şafağında, ufuk çizgisinde silik bir karaltı belirdi. Günlerdir sadece su görmeye alışmış gözlerimiz için bu inanılmaz bir andı: Barbados!

Çıpa zincirinin Barbados’un o turkuaz sularına doğru gürültüyle inişini dinlerken eşim Vahide ile birbirimize sarıldık. Gözlerimizde yorgunluğun ama en çok da başarmanın verdiği o tarifsiz gururun gözyaşları vardı. Marmaris’te bir kağıt üzerine çizdiğimiz, Milazzo’da yorulup ara verdiğimiz, okyanus ortasında dümensiz ve yelkensiz kalma pahasına vazgeçmediğimiz o büyük hayal tam karşımızda duruyordu.

Biz okyanusu geçmiştik ama aslında okyanus da bizim içimizden geçmiş, bizi değiştirmiş ve büyütmüştü. Şimdi Karayipler’in sıcak rüzgarları altında yeni koyları keşfetmenin, bu eşsiz  coğrafyanın tadını çıkarmanın zamanı. Çünkü biliyoruz ki hayallerini ertelemeyenler için denizlerde her zaman yeni bir rota vardır....

https://www.youtube.com/@Sailing-Biva

Instagram Sailing_Biva

Konuk Yazar: Bilal Göktaş

Fotoğraflar: Bilal Göktaş Arşivi

Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.

Yorum Yap

İletişim
İletişim +90 (532)2439735