Hava ve kara araçlarında son yıllarda hızlı bir şekilde teknolojileşme başladı.
Denizcilik sektörünün bu gelişmelere duyarsız kalması mümkün değil.
Sektöre özellikle 2019-2020’den sonra yapay zeka ve otonom sistemler hızla girmeye başladı.
Otonom rota, otonom kalkış ve yanaşma, otonom manevra, otonom yol takibi vb. sistemler artık kullanılmaya başlandı.
Hatta elektrikli tekneler ve yatlar vb. diğer araçlar hayatımıza girmeye başladı.
Daha güvenli ve sağlıklı seyahatlar için bu gelişmeler olumlu ve riskleri azaltıcı gelişmeler.
Çevre dostu deniz araçları, yapay zeka ile sensörlü, akıllı cihazlar ile donatılmış emek yoğun olmayan tekneler, gemiler gün geçtikçe artmaya başladı.
Akıllı limanlar, marinalar hizmete girecek, mevcut marinalar ve limanlar bu teknik gelişmelere uyum sağlamak zorunda oldukları için kendilerini yenileyecekler hatta yenilemeye başladılar bile.
Denizcilik takım çalışmasını zorunlu kılan bir sektör, bu nedenle sektörde çalışanların eğitilmesi yetiştirilmesi ayrıca önem arz ediyor. Sektöre eleman yetiştiren okullar, eğitim planlarını yeni gelişmelere uyumlu hale getiriyorlar.
Bu gelişmeler sonucunda deniz kazaları ve risklerinde azalmalar olacak, daha az emek yoğun, teknoloji ve yapay zeka yoğun deniz araçları arttıkça sektörün yaşam tarzıda değişecektir.
Taşımacılıkda kullanılan dünyanın ilk elektrikli ve hibrit gemilerinin 2020’li yıllarda kullanılmaya başlandığını biliyoruz.
Yara Birkeland ve Soleil adlı yük gemileri ilk örneklerindendi.
Küresel ölçekte önümüzdeki yıllarda sektörde emek yoğun dönemden, yapay zeka ile, teknoloji ile özel programlarla çalışan, rotasını kendi belirleyen, hava şartlarına göre hızını kendi belirleyen, engelleri algılayabilen, otomatik yanaşma ve kalkış yapan deniz araçları artacaktır.
Geçmişte yaşanan kazalar azalacak, daha güvenli yolculuklar ve taşımacılık yapılabilecektir.
Hepimizin bildiği yakın tarihte gerçekleşen birkaç deniz kazasından bahsedebiliriz.
1987 yılında MV Dona Paz adlı gemi bir tankerle çarpışmış ve 4 binin üzerinde insan kaybedilmişti.
1994 yılında Baltık Denizi’nde Estonia adlı gemi batmış, 852 kişi hayatını kaybetmişti.
2002 yılında Le Joola adlı feribot alabora olmuş, 1.864 kişi hayatını kaybetmişti.
2008 yılında Princess of the star adlı gemi alabora sonucu batmış, 747 kişi hayatını kaybetmişti.
----------------------------------------------------------------------------------------
Antalya vergi mahkemesi ilginç ve doğru bir karar verdi
Vergi idaresi yat limanı tesisinde verilen hizmetlerin tesisin fiziksel unsurları taşımadığını gerekçe göstererek kdv kanunun 13/b maddesine göre istisna kapsamında sayılamayacağından dolayı düzenlenen faturalarda kdv tarhiyatı ve cezalı işlem yapmıştır.
Mükellef konuyu mahkemeye taşımış, Antalya 2. vergi mahkemesi, tesisin fiili faaliyetleri, sahip olduğu izinler, lisanslar ve yürütülen hizmetler birlikte ele alındığında, vergilendirmede belirleyici olan gerçek faaliyetidir. Kesilen vergi ve cezalarda hukuka uygunluk yoktur diyerek iptal etmiştir.
Sektördeki yapay zeka ve otomasyon gelişmelerinin hem çevre dostu, yaşanabilir, temiz ve yeşil dünyaya katkı sunması, hem de kazaları azaltarak can kayıplarını önlemesi dileği ile….
Süreyya Özkan / Yelkencinin Gazetesi
Benzer Yazılar
Bu yazıya benzer içerik bulunamadı.