Okyanus Ötesinden Bodrum Cup’a

Seattle'dan gelen FLAWLESS ekibi, 38. The Bodrum Cup'ta Ege'nin beş etabını yarıştı.

Sezonun en büyük yelken şenliğine bu yıl teknemiz FLAWLESS ve okyanusun öbür yakasından gelen bir ekiple katıldık. 17 Ekim Cumartesi akşamı Didim'den çıkıp Milta Bodrum Marina'da palamarlarımızı bağladığımızda, önümüzde bir haftalık yarış, dostluk ve Ege vardı.

Ekibimizin beş üyesi Amerika'nın Washington eyaletinden geliyordu. Hepsi Seattle'daki aynı yelken kulübünün üyesi, hepsi deneyimli yelkenciler ama Türkiye'de, hele Bodrum Cup gibi bir şenlikte ilk kez yarışıyorlardı. Ben de onlara hem kaptanlık hem de ev sahipliği yaptım. Bir hafta boyunca Bodrum'un koylarını, rüzgârını ve sofrasını birlikte keşfettik.

The Bodrum Cup nedir?

The Bodrum Cup, 1989'dan bu yana Era Bodrum Yelken Kulübü tarafından düzenlenen, Türkiye'nin en köklü yelken şenliklerinden biri. Başlangıçta Bodrum'un ahşap guletleri ve tırhandilleri arasında dostane bir rekabet olarak doğan yarış, bugün geleneksel ahşap teknelerden modern yarış yatlarına uzanan geniş bir filoyu bir araya getiriyor. Her yıl Ekim ayında, charter sezonunun kapanışında yapılıyor; denizciler için bir yarış olduğu kadar bir buluşma ve kutlama.

Yarış beş etaptan oluşuyor: her gün ayrı bir etap koşuluyor, puanlar hafta sonunda toplanıyor. Gündüzleri denizde mücadele, akşamları ise koylarda ve marinalarda konserler, etkinlikler ve sofralar. 38’inci yılında The Bodrum Cup, 19 - 24 Ekim tarihleri arasında Bodrum'dan start aldı ve Yalıkavak'ta sona erdi.

Bir haftanın kısa özeti

17 Ekim cumartesi FLAWLESS'ı çekirdek bir kadroyla Didim'den Bodrum'a getirdik. Ertesi sabah ekibin geri kalanı da Bodrum'a ulaştı; öğleden sonra tekneyi tanımak ve spinakeri denemek için ilk seyrimize çıktık. Pazartesi güne serpme kahvaltıyla başladık, ardından tramola ve kavançalarla tam bir manevra antrenmanı yaptık, belediye marinasına geçtik ve brifing’e katıldık. Salı günü ilk etapta Bodrum'dan start alıp Karaada'yı dolaştık ve yeniden Bodrum'a döndük. Çarşamba günü Bodrum'dan Knidos'a uzanan ikinci etabı koştuk; geceyi antik kentin önünde alargada geçirdik. Perşembe Knidos’tan Ortakent’e uzanan üçüncü etabın ardından, akşam etkinliğinin yapıldığı mekânın hemen açığında bir şamandıraya bağlandık. Cuma günü Ortakent'ten Yalıkavak'a rota kırdık. Cumartesi günü son etapta Yalıkavak'tan start alıp Çavuş Adası'nı döndük.

Söyleşi: Deniz Tortop

Ekibi bir araya getiren isim Deniz Tortop. İstanbul doğumlu. Ancak uzun yıllardır ABD’nin Seattle bölgesinde yaşıyor ve US Sailing Coastal Navigation sertifikasına sahip. Hafta biterken Deniz ile Bodrum Cup deneyimlerini konuştuk.

İlke Kardelen: Bu yolculuk nasıl başladı? Bodrum Cup'a uzanan ekibi nasıl kurdunuz?

Deniz Tortop: Ekibimiz Amerika'nın Washington eyaletinden bir grup yelkenciden oluşuyor, ben de dahil. Hepimiz Seattle'daki aynı yelken kulübünün, Windworks Sailing Club'ın, üyesiyiz. Birlikte çok yelken açtık, birbirimizi denizde tanıyoruz. Türkiye'de, benim yetiştiğim sularda böyle köklü bir yarışa birlikte katılmak uzun süredir aklımdaydı. Bu seneki Bodrum Cup bunun için mükemmel bir fırsat oldu.

İlke Kardelen: Ekibinizin çoğu Bodrum'a ilk kez geldi. Bölgeyi onların gözünden nasıl anlatırsınız?

Deniz Tortop: Bodrum muhteşem. Doğal güzelliği, tarihi, berrak suları, her köşede başka bir manzara. Arkadaşlarım her koyda ayrı ayrı büyülendi. Yemekler harikaydı. İnsanlar son derece güler yüzlü ve misafirperver; neredeyse herkes İngilizce konuşuyor, bu da yabancı bir ekip için her şeyi çok kolaylaştırdı.

İlke Kardelen: Bir hafta boyunca eviniz FLAWLESS oldu. Tekneyle ilgili izlenimleriniz neler?

Deniz Tortop: FLAWLESS harika bir tekne. Çok ferah, altı kişilik bir ekip için bile rahat. Son derece güvenli. Self-tacking jib'i, spinakeri, seyir sistemleriyle eksiksiz donanımlı. Bir hafta boyunca hiçbir sorun yaşamadık, ki bir yarış haftası için bu az şey değil. Kısa sürede ekip olarak tekneye alıştık; orsada da pupada da keyifle yarıştık.

İlke Kardelen: Beş etap arasında akılda en çok kalan hangisi oldu, neden?

Deniz Tortop: Hiç şüphesiz Knidos. Antik kentin önünde alarga yatmak, o kristal berraklığındaki su, kıyıdaki kalıntılar... Bütün ortam inanılmazdı. Binlerce yıl önce denizcilerin sığındığı bir limanda gece geçirmek, İstanbul Erkek Liseli biri olarak 1968 mezunu Hamit Günal ağabeyimizin The Primetime teknesindeki yarış sonrası etkinliklerine katılmak eşsiz bir deneyim oldu.

İlke Kardelen: Uluslararası bir ekip olarak organizasyonu nasıl gözlemlediniz?

Deniz Tortop: Bodrum Cup oturmuş, köklü bir etkinlik. Her yıl gelen, yarışa gönül vermiş geniş bir kitlesi var; bunu görmek çok güzel. Bu kadar yerleşik bir topluluğun doğal sonucu olarak bazı bilgiler kendi kanallarında, kulaktan kulağa dolaşıyor. Biz programdaki start saatlerini esas aldık; bir-iki kez saat değişikliklerini geç öğrendik ve start hattı civarında saatlerce volta attık. Bunu bir eleştiriden çok bir öneri olarak söylüyorum: ilk kez gelen ve yabancı ekipler için duyuruların tek bir kanaldan ve zamanında yapılması büyük fark yaratır.

İlke Kardelen: Her büyük şenliğin iniş çıkışları olur. Haftanın sizi daha az memnun eden anları oldu mu?

Deniz Tortop: Küçük şeyler oldu elbette. Alargada olduğumuz bir akşam yan teknede uzun süren, oldukça yüksek sesli bir davul, zurna konseri vardı; bizim için kültürel bir deneyimdi ama bir noktada birbirimizi duyamaz olduk. Böyle kalabalık bir filoda herkesin dinlenme ve eğlenme anlayışı farklı; ortak alanlarda biraz daha dengeli bir yaklaşım herkesi memnun eder diye düşünüyorum.

Bir de deniz temizliği konusu var. Knidos gibi eşsiz bir koyda ve Yalıkavak marinasında bazı teknelerin pis su tanklarını açık bıraktığını gördük ve denize girmemeyi tercih ettik. Bu güzellikteki sular hepimizin ortak mirası. Tankların kullanımına herkesin biraz daha özen göstermesi ve Sahil Güvenliğin denetimlerini arttırması bu koyları korumak, gelecek nesillere temiz bırakmak için çok değerli olur.

İlke Kardelen: Önümüzdeki yıllarda katılmayı düşünen yelkencilere, özellikle yurt dışından gelecek ekiplere ne söylersiniz?

Deniz Tortop: Kesinlikle gelsinler. Bodrum Cup, Bodrum'un doğasını, tarihini ve insanlarını en güzel haliyle yaşamanın bir yolu. Hem rekabetçi hem de son derece keyifli bir hafta. Bu deneyimi bize yaşatan herkese, ev sahipliğinden kaptanlığa kadar her şeyi düşünen Kaptan İlke'ye ve FLAWLESS'a teşekkür ederim. Ekip olarak Bodrum'dan unutulmaz anılarla döndük.

Kapanış

Haftamızı Yalıkavak Marina’daki ödül töreni ve muhteşem bir Pinhani konseriyle kapattık. FLAWLESS'ın güvertesinde Seattle ile Bodrum'u buluşturan bu ekip, bize denizin dilinin ortak olduğunu bir kez daha hatırlattı. Gelecek yıl yine Bodrum'un sularında buluşmak dileğiyle.

Pruvanız neta, rüzgârınız kolayınıza olsun.

Röportaj: İlke Kardelen / Yelkencinin Gazetesi

Fotoğraflar: İlke Kardelen Arşivi

Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.

Benzer Yazılar

Bu yazıya benzer içerik bulunamadı.

Yorum Yap

İletişim
İletişim +90 (532)2439735