İletişim
İletişim +90 (532)2439735

Sizce Bu Karar Amasra'nın İdam Fermanı Olabilir mi?

Sesamos, Amastris, Samastro ya da bizim daha aşina olduğumuz ismiyle AMASRA. Batı Karadeniz'in incisi, Kraliçe Amastris'in kenti, Fatih Sultan Mehmet'in Çeşm-i Cihanı

3000 yıllık tarihi boyunca kimlere ev sahipliği yapmamış ki. Hititlerden Perslere, Romalılardan Bizanslılara, Cenevizlilerden Osmanlılara kadar birçok medeniyete tanıklık etmiş aynı zamanda döneminin önemli deniz ticaret liman merkezlerinden biri.


Amasra mavi ile yeşili en güzel şekliyle buluşturan Bartın'ın şirin ilçelerinden biridir. Aynı zamanda 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine alınmıştır (''Ceneviz Ticaret Yolunda Akdeniz'den Karadeniz'e Kadar Kale Ve Sur Yerleşimleri'' başlığı altında).

Cenevizlilerden kalma Amasra Kalesi ve kaleyi Amasra'ya bağlayan  Kemere Köprüsü

 Zamanında dünyanın fatihini bile kendisine hayran bırakmıştır. Fatih Sultan Mehmet'in bu güzelliği yok etmemek için savaşmadan kale kapısının anahtarını istemesi boşuna değil!!!

Tarihi boyunca adından övgülerle bahsettirmiş olan Amasra son zamanlarda TERMİK SANTRAL PROJESİ ile gündemde. 2010 yılında bu projeye ÇED olumsuz karar vermiş olup sonradan aldığım duyumlara göre Amasra için ÇED olumlu raporu verilmiştir. Bunun üzerine konuyla ilgili olarak şu ana kadar açılmış en büyük çevre dava dosyası açılmıştır.

Peki Termik Santrallerin bizlere ne gibi fayda ve zararları var?

Termik Santraller herkesin bildiği gibi kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştüğü tesislerdir. Kömürün taşınabileceği her alana kurulabildiği için üretimi kolay ve maliyeti azdır. Bunun dışında  yararı olmayan yarardan çok zararı olan ÖLÜM TESİSLERİ'dir bunlar. Kısaca bahsedecek olursak tarımdan hayvancılığa, denizden ormanlara, topraktan havaya kadar bütün doğayı ve yaşamı katledecek tesisler.

Kuruldukları bölgede santrallerin bacalarından çıkan gazların asit yağmurları oluşturması sebebiyle önce toprağın yapısı bozuluyor, ağaçlar kuruyor. Santralin çalışması için kullanılan sular ise atık olarak toprağa, yeraltı sularına, denize, akarsulara boşalıyor. Dolayısıyla ne deniz kalıyor ne denizdeki canlı. İnsanlara olan etkisi zaten malum. Anormal doğumlar, gelişme ve öğrenme bozuklukları, astım, sinir sistemi bozuklukları ve nihayetinde kanser.

Bu derece ağır bedelleri olan doğayı ve doğada yaşayan her canlıyı öldüren bu santrallerin yerine ne yapılabilir?

Dünya genelinde artık termik santrallerin zararları açıkça görülmüş, bazı ülkeler termik santrallerin yapımını durdurmuş ve yerine YENİLENEBİLİR olan GÜNEŞ VE RÜZGAR ENERJİSİ'ni tercih etmişlerdir. Amasra coğrafi konumu itibari ile  kuzeydoğu ve kuzeybatı arasındaki tüm kuzey rüzgarlarından hemen hemen 11 ay boyunca yararlanmaktadır. Bu kadar elverişli şartlar varken termik santral yerine Amasra’nın tepelerine niçin rüzgar santralleri kurulmuyor? Umarım Amasra ve orada yaşayan tüm canlılar için geç olmadan doğa ve iklim dostu enerjiler tercih edilir.

Bu yazımı Amasralı ve Amasra Sevdalısı olarak tüm Amasralılara ithaf ediyorum ve sevgili Barış Akarsu'nun Amasra şarkısının sözleriyle sonlandırıyorum.

 ''Toprak kokan şehir, deniz kokan şehir, sevda kokan şehir...''

Benzer Yazılar

Bu yazıya benzer içerik bulunamadı.

Yorum Yap