Tarla sınırı yüzünden kavga çıkıyor. Ağabeyinin dövülmesine öfke duyan adam kepçeye atladığı gibi dalıyor kalabalığın arasına. Kadınlar, çocuklar kaçışırken o kimseyi görmüyor bile ve kepçeyle kavga eden adamın arabasını eziyor.
Bir kuyumcuya hırsız giriyor. Kuyumcu onları dışardan görüyor. Polisi aramak yerine hırsızların dışarı çıkmalarını bekliyor. Sözde kendi elleriyle verecek cezalarını. Hırsızlarla çatışıyor.
Hırsızlar işi iyice abartmışlar bu arada. Camilerden halı-kilim, okullardan lavabo çalıyorlar.
Adam, sevdiği kadın onu sevmiyor diye artık sadece kadını öldürmüyor, ne yazık ki, sevdiğinin tüm ailesini öldürüyor elinde silahla.
Hep bir saldırı, hep güçlünün, haklı ya da haksız adalete galebe çaldığı bir dünya olduk hepten...
Tıpkı müptelası olduğumuz dizilerdeki insanlar gibi. Oradaki saçma sapan senaryolar gibi... Olduğumuz, girdiğimiz her yeri bozuyor, güya kendimizce doğaya karşı zafer kazanıyoruz. Ama sanırım doğa bizden intikam alıyor. Onun güzelliklerini görmemizi, kendimizi doğayla bir hissetmemizi önleyerek...
Adına yaşamak dediğimiz ama aslında hiçbir güzelliğe gözlerimizi açamadan sadece nefes almak ve daha fazla, daha fazla para kazanmak, kariyer yapmak gibi büyük bir derdin peşine düşerek yaşamadığımızı görüyorum.
Babanın,ananın,oğulun ölümüne -yapabileceği çok şey varken- biraz daha güvende, biraz daha uzun nefesler almak için sessiz kaldığını...
Bir evladın; babadan,anadan kaçtıkça kendi olacağına inandığını
Duygu, hissetmek denen duyguların içimizden sökülüp gittiğini.
Aslında kendi kendimizin sesini duymaya bile tahammül edemediğimizi.
Ve bu nedenle de gürültüler içinde, kocaman kalabalıklar içinde yalnız olmaktan korkarak korkunç bir yalnızlığa sürüklendiğimizi. Yediğimiz, içtiğimiz, gezdigimiz yerleri an be an canlı yayınlar açarak paylaşıp buradan bir gelir elde etmeyi düşünerek, emeksiz; hiçbir üretime dayanmayan, gittikçe zavallı hale gelen insan!
Canımızı sıkan her canlıyı öldürerek, toplayarak onlara korkunç ölümleri uygun görerek kendimizi güçlü addederek 2026 yılının tüm yaptıklarımızın misliyle geri döneceği bir yıl olmasını diliyorum. Kim kime ne yaptıysa ister iyilik, ister kötülük karşılığını bulacağı bir yıl olsun dilerim.
Sema Erdal / Yelkencinin Gazetesi
Benzer Yazılar
Bu yazıya benzer içerik bulunamadı.