Okyanus yarışlarının belki de en zoru olan ‘’The Golden Globe Race'', elektronik navigasyon, otopilot, modern iletişim cihazları ve meteoroloji danışmanlığı kullanmadan, tek başına ve hiç durmadan yapılan Dünya turu yarışıdır. Eşi benzeri olmayan bu macerada yelkenciler 1988 yılı öncesi tasarlanmış, tam boy salmalı (full keel), ağır, küçük (11 metre boyunda) teknelerle, dışarıdan hiçbir yardım ve bilgi almadan 8-10 ay boyunca Dünya’nın en zorlu okyanuslarını aşar, sırasıyla Ümit Burnu, Avustralya’nın güneyi ve Horn Burnu’nu dönerek turu tamamlamaya çalışırlar. Bugüne dek 3 kere düzenlenen Golden Globe Yarışı’nda toplam 43 yelkenci start almış, ancak 9 kişi tamamlayabilmiştir.
İlk olarak 1968 yılında bir İngiliz gazetesi olan The Sunday Times tarafından düzenlenen tek başına molasız Dünya turu yarışını sadece İngiliz Robin Knox-Johnston bitirebilmiş, önde giden Fransız Bernard Moitessier ise Avrupa’ya, modern dünyanın nimetlerine dönmekten vazgeçip kendi deyişiyle ‘’ruhunu kurtarmak için’’ yarışı tamamlayıp para ödülünü almak yerine Tahiti’ye devam ederek bir buçuk Dünya turu yapmış ve adını denizcilik tarihine yazdırmıştı. Yarışı bitiren tek kaptan Knox-Johnston teknesi Suahili’yle saatte ortalama 4 knot sürat yaparak turu 312 günde tamamlayabilmişti. O ilk yarıştan sonra ta 1980’lerde gelişen teknoloji ve yeni malzemeler denizcilik dünyasına da yansıyıp modern tekneler tasarlanana kadar kimse uzun yıllar bir daha böyle bir maceraya cesaret edemedi.
1989’da Fransa’nın Vendee bölgesindeki Les Sables d’Olonne kasabasında yelkenci Philippe Jeantot tek başına nonstop Dünya turu yarışını yeniden başlattı. Her dört yılda bir tekrarlanan Vendee Globe zamanla Dünya’nın en iyi yelkencilerinin ve en yüksek teknolojiyle donatılmış teknelerinin mücadelesine dönüştü. Son yıllarda yüzlerce mühendis ve teknisyenden oluşan dev bir ordunun desteklediği, karbon elyaflar, dynema halatlar, foiller ve elektronik donanımla bir yelkenliden çok bir uzay gemisine benzeyen IMOCA sınıfı teknelerde aylarca çok az uykuyla çok büyük fiziksel kuvvetleri idare edebilen ve kritik kararlar verebilen profesyonel yelkenciler, Dünya’nın çevresini ortalama 15-17 knot hızlarla dönüyorlar.
Vendee Globe, giderek popülerleşirken okyanuslarda yarışmak isteyen amatör yelkenciler seyirci haline geldiler. Zamanla bireysel mücadele, dayanıklılık, hava tahmini, denizde yön bulma, karar verme gibi önemli denizcilik becerileri arka plana itildi. Okyanus yarışçılığı sadece yüksek teknolojiyle donatılmış, on milyonlarca dolarlık teknelerde küçük bir grup elit sporcu tarafından yapılabilirmiş gibi bir anlayış oluştu.
Bu yanlış anlayışı değiştirmek ve amatörlerin de okyanuslarda yarışabilmesini sağlamak amacıyla Golden Globe yarışının ellinci yılı olan 2018’de benzer koşullarda bir yarış düzenlendi. 18 cesur denizci 60’lı yılların teknolojisiyle donattıkları 11 metre boyunda tekneleriyle, meteorolojik destek ve dış yardım almadan, sevdikleriyle iletişim kurmadan, sorunlarını kendi imkanlarıyla çözerek Dünya turu yarışını tamamlamaya çalıştılar. Bu denizcilik başarısının büyük ilgi toplaması nedeniyle yarışın dört yılda bir düzenlenmesine karar verildi. 2022’deki üçüncü yarışa katılan 16 yelkencinin sadece üçü turu tamamlayabildiler ve bir kadın yelkenci birinci geldi.

Amatör ruhu, romantik anlayışı ve birbirinden ilginç katılımcılarıyla tüm Dünya’da yelken ve denizle ilgilenen insanlar dışında toplumun da çok ilgisini çeken Golden Globe Race, 6 Eylül 2026’da start alacak. Katılan 26 yelkenci arasındaki Prof. Dr. Selim Yalçın, Türkiye adına yarışacak.

Selim Yalçın, küçük yaştan itibaren deniz sevgisiyle yoğrulmuştu, ilk teknesini üç yaş büyük ağabeyi ile beraber daha çocukken inşa etti. 1975 yılında tersane işçileri ve balıkçıların kurmuş olduğu İstinye Kürek İhtisas Kulübü’nde yıllarca kürek çekti, daha sonra da antrenör olarak 1991 - 2012 arasında Heybeliada ve Caddebostan’da kürek kulüpleri kurup yüzlerce genç sporcu yetiştirdi.


1975-1981 yılları arasında İstanbul Boğazı’nda beş metrelik ahşap sandalıyla on binlerce lüfer ve kofana tutup satan Selim 1980 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ni birincilikle kazandı. Artvin’in dağ köylerinde pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra ortopedi ihtisası yaparak meslek hayatını bedensel engelli çocuklara adadı. Almanca, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca öğrendi. Sakat çocukların tedavisi için bir kısmı İngilizce kitaplar yazdı, kongreler düzenledi, yüzbinlerce hastaya şifa vermeye çalıştı.
Denizden hiç kopmadı, Artvin dönüşü ağabeyi Feyyaz’dan alıp tamir ettiği ilk yelkenlisi Tombaz yapımı ahşap Forsa’dan sonra ahşap, sac ve fiberglas birçok yelkenlisi oldu. Çok erken yaşta, 2012’de emekliye ayrılarak eşi Prof. Dr. Nadire Berker’le birlikte yeni yaptırdıkları Alubat OVNI 445 Keyif’le 2012-2018 arası Dünya turu yaptı, sonra teknesinde yaşamaya devam etti, Atlantik Okyanusu’nu sekiz kez daha geçti.
Boğaz sahillerinde; balıkçılar, tersane işçileri ve tekne marangozları arasında geçen ilk gençliğinden itibaren deniz hayatına dair her ayrıntıyı gözleyerek yetişen Selim, eski tekneleri tamir ederek yaşatmayı çok sevdi. Ülkemizin denizcilik geçmişini, geleneğini koruyup sürdürmeyi amaç edindi. Hayatta ailesinden sonra en çok sevdiği şey denizde yaşamak, teknelerle haşır neşir olmak ve açık denizlerde sefer etmektir. 2026 GGR’e katılarak İstanbul’un binlerce yıllık denizciliğini Dünya’ya tanıtmayı ve başta Sadun Boro olmak üzere Türklere okyanusların yolunu açan kahraman denizcilerin anılarını yaşatmayı amaçlıyor. Selim için bu macera bir yarıştan öte kökleri çok eskilere dayanan, azgın denizlerimizle büyük mücadeleler sonucu edinilmiş engin tecrübelerle İstanbul denizcilik bilgisi ve birikiminin son temsilcilerine, kayıkçı, balıkçı, denizci, marangoz, tornacı ve tersane işçisi bütün ustalarımıza bir vefa borcu, bir gönül armağanı…
Yarışa katılacağı tekneye Help Disabled Children adını vererek aynı zamanda Dünya kamuoyunun dikkatini, meslek hayatını adadığı bedensel engelli çocukların Dünya’nın çoğu yerinde ihmal edilen tedavilerine çekmeyi de amaçlıyor.


GGR koşullarına uygun 1977 yapımı Endurance 35 model teknesini nerdeyse hurda halde İspanya’da bulup satın aldığında kamyonla veya gemi ile Türkiye’ye taşıtması önerildi ama maliyetler bir yana bu işi denizcilik anlayışına sığdıramadığı için binbir güçlükle Akdeniz’i yelkenle geçti. Türkiye’ye getirdiği teknesini Didim’deki Yachtworks Tersanesinde, tekne tamiratı konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden biri olan Can Sürekli ve ekibine emanet etti. Eşi Nadire ile beraber işlerin bir kısmını kendileri yaparak aylardır tekneyi tepeden tırnağa yeniliyorlar. Tamamen sökülen teknenin sadece kurşun salması, gövdesi ve güvertesinin bir kısmı dışında her şeyi Güney Okyanusu koşullarına göre yeniden inşa ediliyor.

Tamir edip dirilttiği tekneleriyle kendisi de defalarca Atlantik Okyanusu’nu, en son da Cape Horn’u geçmiş bir yelkenci olan Can Sürekli’nin bilgisi, becerisi ve sonsuz sabrı sayesinde Help Disabled Children GGR’e en iyi hazırlanmış, en sağlam teknesi olmaya aday. Eski bir teknenin hiç mola vermeden 8-10 ay sürecek bir okyanus yarışına hazırlanmasını gerektiren bu kapsamlı proje Türk denizciliğinin metal işçiliğinden yelken yapımına, gıdadan tekstile hemen her alandaki başarısının bir kanıtı olmakta.
Bu büyük tamirat, yeni tabir ile ‘Refit’ ve yarışın diğer kurallarının yerine getirilmesi çok kapsamlı bir bütçe gerektiriyor. Şimdiye kadar hemen tümünü kendi kaynaklarımızdan karşıladığımız bu proje için sponsorlar aramaktayız. Projemize yapılan katkıların bir kısmı 2027 yılında İstanbul’da düzenleyeceğimiz EEMCPDM (Bedensel Engelli Çocukların Tedavisi konulu) uluslararası eğitim toplantısı için ayrılacak, bu sayede Dünya’nın az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinden yüzlerce sağlık çalışanı bu konuda bedava eğitim görme fırsatı bulacaklar. 2002 yılında yine İstanbul’da başlattığımız bu kongrenin ilkine 350 doktor ve terapist katılmış, komşu ülke hekimlerinin destekleri ile her iki yılda bir Yunanistan, Lübnan, İsrail, Polonya, Ermenistan, Rusya ve Estonya’da yapılmıştı. 2027 Eylül kongresine Çin, Vietnam, Endonezya ve Afrika ülkelerinden de katılımcı beklemekteyiz.
Konuk Yazar: Dr. Nadire Berker
Fotoğraflar: Dr. Nadire Berker – Dr. Selim Yalçın Arşivi
Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans /Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.