Kalbin Durmasın: Marin Dizel Motorunuzu "Ölümsüz" Yapmanın 5 Altın Kuralı

Denizde sessizlik huzurdur.

Denizde sessizlik huzurdur; ta ki marşa bastığınızda o tanıdık gürültüyü duymayı bekleyip de duyamayana kadar. Bir yelkenli tekne sahibi için rüzgar ana güç kaynağı olsa da dizel motor teknenin "kalbi", güvenli limana kaçış biletidir.

Otomobil motorlarının aksine, tekne motorları çok daha zorlu, nemli ve korozif bir ortamda çalışırlar. Çoğu tekne sahibi motorunun ömrünü "saat" (engine hours) üzerinden hesaplar. Ancak motorları öldüren genellikle çalışma saatleri değil, "nasıl çalıştırıldığı" ve "nasıl bekletildiği"dir.

Servis çağırıp binlerce Euro harcamadan önce, motorunuzun ömrüne yıllar ekleyecek, bir kısmı bizzat sizin yapabileceğiniz hayati stratejileri masaya yatırıyoruz.

1. Soğutma Sisteminin Sinsi Düşmanı: Egzoz Dirseği (Elbow)

Herkes impeller (devirdaim lastiği) kontrolünü bilir. "Su atıyor mu?" diye egzoza bakmak denizciliğin alfabesidir. Ancak asıl tehlike daha derinde, motorun en sıcak noktasında yatar: Egzoz Dirseği.

Bu parça, sıcak egzoz gazının soğuk deniz suyuyla buluştuğu yerdir. Zamanla karbon birikimi ve korozyon nedeniyle tıkanır.

Tehlike: Tıkanıklık geri basınca (back pressure) neden olur. Bu; motorun boğulmasına, hararet yapmasına ve en kötü senaryoda motor stop ettiğinde deniz suyunun silindirlere geri kaçmasına yol açar.

Çözüm: Dirseği her 2-3 yılda bir söküp kontrol edin. İçi kurum bağlamışsa temizletin, korozyon varsa (döküm demir olanlar için) mutlaka yenileyin. Bu parça, motor bloğunuzu koruyan en ucuz sigortadır.

2. "Motoru Isıtmak" Efsanesi ve Sırlaşma Riski

Kışın marinada motoru olduğu yerde (rölantide) 15-20 dakika çalıştırıp "aküler dolsun, motor ısınsın" diyen komşunuzu uyarın. Çünkü motorunu yavaş yavaş öldürüyor.

Dizel motorlar yük altında çalışmak ve ısınmak üzere tasarlanmıştır. Rölantide uzun süre çalışan motor tam ısınamaz. Piston segmanları silindir duvarlarına tam baskı yapamaz.

Sonuç (Cylinder Glazing): Yanmamış yakıt ve kurum silindir duvarlarında cam gibi pürüzsüz bir tabaka oluşturur (sırlaşma). Motor kompresyon kaçırmaya ve yağ yakmaya başlar.

Doğru Yöntem: Motoru çalıştırın, yağ basıncının normale dönmesini bekleyin (1-2 dakika) ve avara olun. Motoru yük altında (viteste) düşük devirde ısıtın. Eğer sadece akü şarj edecekseniz, bunu motorla değil, sahil elektriği veya güneş paneliyle yapın. Motor jeneratör değildir.

3. Kanın Temiz Olsun: Yağ Değişimi ve Asidite

"Motorum bu sezon sadece 50 saat çalıştı, yağ değiştirmeme gerek yok" cümlesi büyük bir yanılgıdır. Yağ değişiminde kriter sadece saat (genelde 150-200 saat) değildir; aynı zamanda sürerdir (zaman).

Yanma sonucu oluşan kükürt, motor yağına karışarak sülfürik asit oluşturur. Tekneniz kışın 6 ay yatsa bile, karterdeki o eski yağ, yatakları ve metal yüzeyleri içeriden kemirmeye devam eder.

Altın Kural: Yağ değişimini sezon başında değil, sezon sonunda (kışlamadan önce) yapın. Böylece motorunuz kış uykusuna içinde asidik atıklarla değil, taze ve koruyucu yağ ile yatar.

4. Yakıt Tankındaki Biyolojik Savaş: Dizel Bakterisi

Modern dizel yakıtlar (özellikle biyodizel katkılı olanlar) ve deniz ortamındaki nem, yakıt tankınızda bir ekosistem yaratır. Tankın dibindeki su ile yakıtın ara yüzeyinde üreyen bakteriler ("Diesel Bug"), siyah sümüksü bir tortu oluşturur.

Senaryo: Sakin havada sorun yoktur. Ancak sert bir havada tekne sallanmaya başladığında bu tortu havalanır, yakıt hattına girer ve filtrelerinizi anında tıkar. Tam da motora en çok ihtiyaç duyduğunuz o fırtınalı anda motor susar.

Önlem:

Kışlarken tankı tam dolu (full) bırakın. Bu, tankın iç yüzeyinde yoğuşma (kondensasyon) oluşmasını ve suya dönüşmesini engeller.

Kaliteli bir biyosit (bakteri öldürücü) katkısı kullanın.

Birincil yakıt filtrenizi (Separator/Racor) şeffaf kase seçin ve sık sık dibinde su/tortu olup olmadığını kontrol edin.

5. Anotlar ve Eşanjör (Heat Exchanger) Temizliği

Motorunuzun soğutma suyu, deniz suyu ile soğutulan bir "eşanjör" içinden geçer. Tıpkı evdeki çaydanlığın kireçlenmesi gibi, bu ince borucuklar zamanla kireç ve tuzla tıkanır. Motor hararet yapmaya meyilli hale gelir.

Kontrol: Motor tutyalarını (anotlarını) asla ihmal etmeyin. Motor üzerindeki bu küçük metal parçalar, motorun iç aksamının korozyona uğramaması için kendilerini feda ederler. Bir tutya tamamen erimişse, geç kalmışsınız demektir. Eşanjörlerinizi periyodik olarak (üretici kataloğuna göre 2-5 yılda bir) söküp asitle temizletmek (şişletmek), motorun nefes almasını sağlar.

SONUÇ: Motorunuzla Konuşun

En iyi motor bakımı, kulak ve göz alışkanlığıdır.

Motorunuzun sağlıklı sesini hafızanıza kaydedin. Egzozdan çıkan suyun debisini, dumanın rengini (Mavi duman yağ, Siyah duman yakıt/hava sorunu, Beyaz duman su buharı veya enjektör sorunu) bilin.

Unutmayın; iyi bakılmış bir motor teknenin gövdesinden daha uzun ömürlüdür. Ona gösterdiğiniz özen, en zorlu fırtınada size güven olarak geri dönecektir.

Pruvanız neta, motorunuz güçlü olsun!

Instagram: sailing_liberosis

Youtube: sailing liberosis

Konuk Yazar: Serhan Çiçek

Fotoğraflar: Serhan Çiçek Arşivi

Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.

Yorum Yap

İletişim
İletişim +90 (532)2439735