08.09.2022 - İspanya
Cala Comte’den İspanya ana karasına geçişimiz 70 nm mesafede. Önümüzdeki günler için güzel bir hava penceresi açılınca yola koyulmak iyi bir fikir oldu. Rüzgarın da desteği ile gündüz tam arma, gece camadanlı yelkenlerimizle kolayımıza seyirle İspanya ana karasına vardık.
Her coğrafi bölgenin kendi dinamikleri var şüphesiz. Dağların denizlere konumu, dağların üstünden denize doğru esen rüzgarlar, karanın kıvrımlarında dans eden rüzgarlar… Denizin halleri de başka başka. Ortak olan yegane olgu, doğanın büyük bir güç olduğu. Büyük ve kendine hayran bırakan çok güzel bir güç. Tarih öncesi zamanlarda boşuna tapmamışlar doğaya. Sözde, gelişen dünyada insanın en büyük yanılgısı da doğayı kendine göre dönüştürülebileceğini sanması. Ne kadar doğayla baş başa kalırsanız asıl dönüşüm insanın kendisinde oluyor oysa ki. Siz doğaya uyum sağlıyorsunuz, siz ona göre davranıyorsunuz. Aslında insan doğayla uyumlanmaktan başka seçeneğinin olmadığını anladığında yeryüzüne gerçekten barış gelecektir diye düşünüyorum. Savaşgan ve saldırgan insanın barışı.
Yol aldıkça teknenin davranışlarındaki değişim ile evimizin uzaklarında olduğumuzu daha da iyi anlıyorum. Bu mesafenin haritada mil olarak karşılığı elbette vardır. Ama tecrübe ettiğimiz her an, duygularımızla anlamlandırdığımız ve adlandırdığımız mesafeyi ölçüyor. Evimden yüzlerce duygu mili uzaklıktayım. Belki de daha yakınım… bilmiyorum.
9 Eylül İzmir'in kurtuluşunda yoldaydık. Tabi ki bayrağımızı astık. Kutlamamızı yaptık. Diyorum ya mesafeler elektronik cihazlarla ölçülür. Ama duygular…

Sabahın ilk ışıkları ve Cebelitarık
Bir başka ana karaya doğru ilerlerken karaya yaklaşmanın ve Cebelitarık Boğazı’na birkaç adım kalmasının heyecanını da yaşıyoruz. Bu bizim için birinci aşama diyebiliriz. Bu aşamayı tamamlamak için son düzlükteyiz.

Pamuk ve Pamir Cebelitarık'ta

Cebelitarık girişi
09.09.2022

Moraira Gece Demirde
Moraira Bay burada ilk demir yerimiz. Koy’da otelin tonozları var. Akşam üzeri birine bağlandık. Sezon bittiği için ödeme almaya kimse gelmedi. Soluganlı bir geceydi ancak çok da rahatsız olmadık. Sicilya’da bunun en büyük sınavını vermiştik. Eh alışıyor insan demek ki.
İkinci durağımız Torrevieja olacak. Gece seyrinde 38°34'00.0"N 0°00'00.0"E koordinatını geçtiğimizde 0 boylamını da geçmiş olduk.
İnsanlar tarih boyu ülkelerinin başkentlerini ve önemli noktalarını başlangıç boylamı olarak belirlemişler. Başlangıç meridyeninin Greenwich olmasına uluslararası konsensüsle karar verilmiş. Osmanlı İmparatorluğu da bu kararın verilmesine katılan ülkelerden biriymiş. O zamana kadar ülkeler; Paris, Berlin, Kamçatka yarımadası, Kanarya adaları veya Ayasofya Müzesi’nin karşısındaki Milyon Taşını başlangıç meridyeni olarak kullanmışlar.

Başlangıç meridyeninde uyuyan kedi, Pamuk
Bu hayali çizgi; Dünya’yı boydan, doğu yarım küre ve batı yarım küre olarak ikiye ayırıp boylamlarla zamanı dilimlere bölse de, söylenceler aklımızdan geçiyor ve gülüyoruz. Hani derler ya gökkuşağının altından geçersen böyle olursun, Pasifik'te uluslararası tarih çizgisini geçersen şöyle olursun diye. E, ben de haliyle başlangıç meridyeninden geçince elimi kolumu kontrol ettim. Her şey normal. Pamir iyi. Pamuk yola hala kedi olarak devam ediyor.
10.09.2022

Torrevieja
Torrevieja, İspanya’daki ikinci limanımız. İki büyük mendirek limanı dalgalardan koruyor. Harika bir demir yerine benziyor. Pamir daha önceden limanı pilot kitaptan incelemişti. Pamuk da nereye demir atacağımıza karar verir gibi limana yaklaşınca dışarı çıktı.

Torrevieja - Alargadan marinanın görünüşü
Marinaya girmedik. Marinanın dışındaki alarga alanında dört metreye demirimizi bıraktık. Güzel bir yemek ve harika bir uyku bizi bekliyor. Demir yerinde deniz göl gibi. Bu zamanları çok seviyoruz. Hemen kutlama biralarımızı çıkardık. Tekneler de birbirine çapariz olmayacak şekilde demir atmış. İki gün uyumak istesek de sabah vira demir dedik.
11.09.2022

Cala Cerrada
Sabah 42 millik yolumuzun 20 milini güneye, 22 milini batıya doğru yaptık. Pamuk da keyifli. Bu aralar seyirlerde yanımızda olmayı tercih ediyor. Cartagena’ya girmek istesek de onu dönüşe bırakarak Cala Cerrada’ya demir attık.

Cala Cerrada
Burası sürpriz güzellikte küçücük kapalı bir koy. Sadece güneyli rüzgarlara açık. Bu civarda gördüğüm en kapalı koy diyebilirim. Üç tane tonoz var. Pamir kılavuz kitapta dalgıç teknelerine ait olduğunu okudu. Ama akşam saati. Tekne gelmez düşüncesi ile birini aldık. Su şahane. Balık tutmak yasak. Koruma alanı çünkü. Kıyıda küçük bir kumsal da var. Karadan insanlar da gelmiş. Akşamüzeri denizde tek tekne biziz. Bir de kıyıda neşeli bir çift, şemsiyelerinin altında akşam üstü sohbetine dalmış. Bayrağımızı görünce tekneye kadar yüzdü beyefendi. Epey sohbet ettik. Türk dizilerini seyrediyorlarmış. Bunu yol boyunca epey duyduk. Görünen o ki Avrupalıların Türk dizilerine merakı bizden fazla.

Cala Cerrada
Hava kararınca Dünya’nın bu küçücük güzel koy'unda yıldız yağmuru altında Pamir, Pamuk ve ben başbaşa kaldık. Koyda sessizliğin içindeyiz, dışında da kocaman Batı Akdeniz. Haritada bulmakta zorlanacağınız kadar küçük bu koyda insan sadece huzur buluyor.
Sabah erkenden Pamir kıyıya yürüyüşe gitti, bir dalgıç botu üzerimize aborda oldu. ‘’Eşim gelmek üzeredir, 10 dakikaya da çıkıyoruz.’’ dedim ama dinlemediler. Halbuki diğer tonozlar boştu. Neyse Pamir geldi ve avara olduk. Bu güzel koy, hatıralarımda hep olacak.
https://www.youtube.com/@SailingAvare
Yazı: Gülnur Payzanoğlu
Kamera ve Fotoğraflar: Gülnur - Pamir Payzanoğlu Arşivi
Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.