Bir Yelkenli Tekne Alış Hikâyesi

Aileden gelme uzun yıllara dayalı çadır kampçılığı kültürüm var. Bu sevgim yüzünden üniversite yıllarım ve sonrasında dağcılığa merak sarmıştım. Evlendikten sonra eşim Aynur ile birlikte yazları yıllık iznimizin belirli bir kısmında çadır kampçılığına devam ettik.

Yaz tatillerimizin birinde, sanırım tarih 2000'li yılların başıydı, Datça Yarımadası'nda bir hafta geçirdik. O zamanlar yolu çok kötü olan, Kazı evinden başka bir şey bulunmayan Knidos’a kadar arabayla gitmiştik. O yolculukta eşime “Aynur, bu kıyıları denizden görmek çok güzel olur” diye bir temennide bulunmuştum. Yazımın başında, bu dileğimin defalarca gerçekleştiğini söyleyebilirim. Tabi ilk gördüğümüz Knidos ortamıyla şimdiki arasında olumsuz yönde çok fark var.

Knidos 

Üniversitede bizim akademik ekip her hafta halı saha maçı yapardık. Bu maçlardan birinde, sanırım 2006 yılı idi, sol aşil tendonumu kopardım (ileriki yıllarda diğer aşil tendonumu da kopardım). Ameliyat sonrası ayağım iki ay alçıda kaldı. Bu sırada eve mahkûm oldum. Kitap oku, televizyon izle, internette dolaş girdabında debelendim durdum. Bu dönemde Knidos’a denizden gitme konusunu araştırır iken Marmaris’te Netsel Marina’da bağlı bir yelkenli tekneye ve kaptanın iletişim bilgilerine eriştim. O zamanlar tekne kiralayan firmalardan haberim yok idi. Kaptanı aradım ve ilk bilgileri aldım. Beş günlük bir seyir olacaktı, rotayı biz belirleyebilecektik, kapasite dört erişkin ve bir çocuktu, tüm kumanya ve diğer harcamalar bize aitti vs. Sonuç kafama yatmıştı. Akşam eşim ile konuştuk. Sağ olsun, o da destekledi. Bu durumdan kuzenim ve eşini haberdar edip katılmak isteyip istemediklerini sorduk. Ayrıca çocuklarının da katılabileceğini söyledik. Sonuçta yer vardı. Onlardan da olumlu cevap alınca kaptanı arayarak rezervasyonu yaptırdık.

İlk kiralık charter teknemiz ‘’Blues 1''

Dört gözle beklediğimiz tatil zamanı gelince soluğu Netsel Marina’da aldık. Tekneyi ve Mehmet kaptanı bulduk. Jeanneau’nun bir kalıbını kullanarak İstanbul’da yapılmış 10.5 metre boyunda bir yelkenli tekne ve Mehmet kaptan ile harika beş gün geçirdik. Marmaris – Knidos – Marmaris rotasında yaptığımız bu seyirde, hepimiz ilk defa yelkenli bir teknede yaşamış olduk ve klişe tabir ile zehirlendik. Bu gezimizin sonrasında 2010 yılına kadar bir daha bu deneyimi yaşayamadık.

Bozburun

İlk defa charter firmasından yelkenli tekne kiraladığımız yıl 2010’du. Kuzenim ve eşi, Kaçkar Dağları gezisinde İstanbullu Melih (Akgül) ile tanışmışlar. Melih Kaptan, İTÜ Denizcilik Fakültesi mezunu ve aktif olarak gemilerde çalışıyor. Sonradan biz de Melih ile Bodrum’da kuzenimin yazlığında tanışma fırsatı bulduk. Sohbetler ilerleyince Melih’in yelken tecrübesi, tirhandil sahipliği geçmişi ve akrabalarıyla charter yelkenli kiralama tecrübesi olduğunu öğrendik. Sonrasında, 2010 yazı için hep beraber bir haftalık yelkenli kiralama planını yaptık. Bodrum Milta Marina’dan kiraladığımız tekne ile bir hafta Gökova’da gezdik.

Bodrum / Kalimnos geçişi

Kekova

Bu tecrübeden sonra her yıl, bir hafta yelkenli tekne kiralamaya başladık. İlk yıllar seyirlerimiz, Halikarnas Balıkçısı’nın mavi tur rotalarında oldu. Ekibin tecrübesi artınca Yunan Adaları ve Hırvatistan kıyıları rotamıza dahil oldu. 

Dalmaçya / Sali Adası

Dalmaçya / Adalar arası

Dalmaçya Adaları / Kötü hava nedeniyle mecburi gece seyri

Her seferinde faklı model ve boyda yelkenli tekneler kiralamaya özen gösterdik. Bu sayede tekneler hakkındaki bilgilerimizi geliştirdik. Bu süreçte yelken kullanımı, rota planlaması, meteorolojik veri takibi, kumanya-su-yakıt temini, bağlama yeri seçimi gibi pek çok konuda tecrübemiz arttı.

Telascica milli parkında yüzer market

Benim açımdan bu seyirleri yapıp, Sadun Boro’nun, Osman Atasoy’un ve diğer dünya turu yapmış Türk amatör denizcilerin kitaplarını okuyup, youtube’ta her gün videoları izleyip, bir yelkenli tekne satın alma hayaline kapılmamak mümkün değil tabi. Zehirlenmiştik bir kere.

Yelken kullanımı konusunda kendimi geliştirmek için Gökova Yelken Akademisi’nde Tolga Gökova’dan bir hafta yelken kursu aldım. Bir yandan da denizcilik kütüphanemi geliştirdim, youtube’ta ilgili pek çok kanala abone olarak düzenli takip ettim. Bunlardan çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum.

Bir yandan da tekne satın almanın maddi boyutu için çözümler arıyoruz. Eşim ve ben akademisyen olduğumuz için maaş gelirimiz dışında bir kazancımız yok. Para biriktirme çabalarımıza 2011 yılında bireysel emekliliği ekledik ve en yüksek birimden ödemelerimizi planladık. Bu yıllarda (2011) ikinci el, dört-beş yaşında ve 12 m boyunda bir yelkenli, 80 bin -100 bin avro aralığında idi. Bireysel emeklilik danışmanımız, bize on yılın sonunda ikimizin elde edeceği paranın rahatlıkla bu miktarları karşılayacağını hesaplıyordu. Bugün bakıldığında ne büyük saflık değil mi? Neyse danışmanın söyledikleri üzerinden mutlu mutlu hayaller kurmaya devam ettik. Hayaller pandemiye kadar sürdü. Hepinizin bildiği gibi bu süreçte fiyatlar döviz bazında bile katlandı. Haftalık charter kiraları bile 1300-1500 avrodan 2300-2500 avro (12-13 m boyunda ve 4-5 yaşında yelkenliler için yaklaşık bedel) bandına çıktı. Marina fiyatlarına hiç girmiyorum. Bizim hayaller suya düşmedi, gömüldü!

Yıllardır beraber tekne kiraladığımız ama tekne alma niyeti olmayan kuzenimin eşi, 2023 yılı sonunda ‘’Ortak tekne alalım mı?’’ dedi. İşin rengi değişti. Bizim bireysel emeklilik ödemesi 2023 sonunda bitiyordu ve 2024’ün Şubat veya Mart’ında toplu paramızı alacaktık. Suat’ta bizim kadar para koyabileceğini söyleyince hayaller gömüldüğü yerden su üstüne çıktı! İnternet ortamında yoğun aramalar, çevre marina ve balıkçı barınağı ziyaretleri hız kazandı. Bulduğumuz ve beğendiğimiz tekneleri whatsapp’tan paylaşıp yorumlamaya başladık. Bir sürü tekne sahibi ile görüştük. ‘’Tekne alırken nelere dikkat etmeli?’’ konulu kaç youtube videosu izledim ve kaç dergi makalesi okudum hatırlamıyorum.

Orkinos avı

İnternet sitesinde favorilere eklediğim 10-12 yelkenli tekneyi takip ediyordum ve Suat ile paylaşıyordum. Charter da kullanılmamış, 2014 model bir Bavaria Crusier 45 dikkatimi çekiyordu. Ama fiyatı bizim üst limitteydi. Bir gün kuzenimin eşi, İstanbul’da bir arkadaş ortamındaki sohbette bizim tekne işini konuşurken söz bu tekneye gelmiş. Masadaki arkadaşlardan biri “Ben o teknenin sörveyini geçen sene yaptım. Çok iyi durumda. Alabiliyorsanız alın.” demiş. Bunun üzerine ben de, eski öğrencilerimden olan ve yaptıklarıyla gurur duyduğumuz, Göcek’te marina müdürlüğü yapmış ve son günlerde öğrendiğim kadarıyla Hallberg-Rassy’nin Türkiye distribütörlüğünü alan Onur’u (Ugan) aradım. Çünkü geçmişte bana, “Hocam, ikinci el bir tekne alacaksan önceden haber ver, ben de bir araştırayım.” demişti. Konuşmamızdan üç-dört gün sonra tekne ile ilgili ‘’Olumsuz bir bilgi yok, konuştuğum kişiler iyi tekne olduğunu dile getirdi.’’ dedi.

Kuzenimin eşi İstanbul’dan, ben ve eşim İzmir’den gelerek teknenin bağlı olduğu Finike Setur Marina’da buluştuk. Tekne sahibi Sedat Bey, Antalya’da Havalimanı’nda bilgi işlemci. Tanışma faslından sonra bize tekneyi gezdiriyor ve her detayı anlatmaya çalışıyor. Sonuçta kendi sınırlı tecrübelerimiz çerçevesinde teknede kusur bulamadığımız gibi bu kızdan hoşlanıyoruz. Pazarlıklar sonunda el sıkışıp Bahar kızımızı satın almaya karar veriyoruz. 2024 Ramazan Bayramı tatilinde ben, eşim Aynur, kuzenimin eşi ve Melih, teknemizi Finike’den şu anki yeri Çeşme IC Marina’ya getirdik. 

Geçtiğimiz yaz teknemiz ile Gökova’da güzel bir tatil geçirdik. Bundan sonraki gezilerimizi ve tecrübelerimizi sizler ile paylaşmayı umuyoruz.

Pruvanız neta, rüzgârınız kolayına ve keyfiniz bol olsun.

Yazı: Altan Lök

Fotoğraflar: Altan Lök Arşivi

Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.

Yorum Yap