Evet, Karayipler ve ben… ya da yelken ve ben. Aslında denizin çağrısıyla denize koşan bir ben. Dokuz yaşında yelken sporu ile başladım, yarım asırlık bir yolculuk benimkisi. Denizde bir yelkenli gördüğümde onlara hep “denizdeki kelebekler” derdim. Seyre dalar, hayallerimle birlikte uzaklara giderdim.
Kelebekler tırtıldan çıkar ve olabildiklerince özgür olurlar. Ömürleri el verdiğince, rüzgârı arkalarına aldıklarında daha uzaklara giderler. Ben de öyle yaptım. Ne akıntıya ne rüzgâra karşı geldim. Çünkü doğaya karşı gelerek yaşarsak mutsuz oluruz. Doğaya saygı denizde öğrenilir. Deniz, saygısızlığı ve bilgisizliği asla affetmez ama her zaman öğretir. O dersi alıp hayata entegre edebilirsek denizci oluruz. Ben de öyle oldum.
Tekneler, Denizler ve Emek

Yıllar içinde farklı boyutlarda, tek gövdeli, katamaran hatta trimaran yelkenli teknelerim oldu. Önce Marmara sonra Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’a uzanan seyirlerim vardı. Yirmi yaşımda İskoçya’ya okumaya gidişimle birlikte yolculuklarım Manş Denizi’ne, İrlanda sularına kadar uzandı. Yedi metrelik bir yelkenliyle seyir yapıyor, teknemi Glasgow’da tutup Ayr’daki okuluma gidip geliyordum.
Teknelerimin bakımını her zaman kendi elimle, keyifle yaptım. Zamanla büyüttüğüm tekneler İskoçya’da ikinci gelir kaynağım oldu. İmalat, alım-satım derken bu iş ana mesleğim hâline geldi ve ABD’ye kadar uzandı. Yaklaşık yirmi yıl boyunca ABD’den Avrupa’ya tekneler gönderdim.
Atlantik Geçişleri ve Yalnız Seyirler
Atlantik geçişlerim bu dönemde başladı. İki kez tek başıma geçiş yapmak zorunda kaldım: 2007’de Avrupa’ya, 2017’de Karayiplere. 2017’deki Irma Kasırgası… Sanki benim kasırgamdı. Adı Irma, IRMAK… Bir işaret gibiydi.

Birçok kişi için facia olan bu kasırga, benim için doğanın döngüsüydü. Beni Karayiplere bağladı. Teknem hasar gördü, sigorta kapsamı dışındaydı; maddi kayıplar yaşadım ama bu süreç bana bambaşka bir kapı açtı.
Tortola ve BVI: Saklı Cennet

Bulunduğum yer Tortola’ydı; Britanya Virjin Adaları’nın en büyüğü. Çevresinde yaklaşık 300 ada ve adacık bulunur. Toplamda Karayipler’de 7 bin civarında ada vardır, 35 farklı yönetim söz konusudur. Bölgenin büyük kısmı Britanya ve ABD’ye aittir.
BVI; suç oranı düşük, silahsız ve görece özgür bir bölgedir. Tortola’nın nüfusu yaklaşık 45 bindir. Gelir vergisinin olmaması nedeniyle Road Town pek çok offshore şirketine ev sahipliği yapar. Küçük ama son derece işlek bir merkezdir.
Kasırga Sonrası Yeniden Doğuş
Irma kasırgasında neredeyse tüm tekneler hasar gördü, en az yüzde 45’i battı. Ben buraya Karayiplerin Pearl Harbor’ı diyordum. Kaldığım marinadaki hasar büyüktü. Marina sahibi Betteto Frett ile başlayan dostluğumuz iş ortaklığına dönüştü.

Batan ve hasar gören 22 tekneyi çıkardık. Marina ve otel kompleksi yaklaşık bir yıl sonra faaliyete geçti. İşletme için beni seçtiler. Liman giriş işlemlerini inner harbour’da ilk elden yapmaya başladık; gelen teknelerin evraklarını, kontrollerini biz üstlendik.
Marinalar, Charter Filoları ve İşleyiş

Bugün bize bağlı iki marina bulunuyor: West End Marina, St. Thomas (ABD) yönüne çıkış limanı; Road Town Inner Harbour ise Bahamalar ve Miami çıkış noktası. Bölgede teknelerin büyük çoğunluğu charter yani ticari filolardan oluşur. Sigorta ve kontrolleri düzenli olarak yapılır.

Kasırga sonrası tüm bu sistemi yeniden ayağa kaldırmak kolay olmadı ama yönetimin desteğiyle çözümler üretebildik. Bu iş yalnızca dil bilmekle değil, yol bilmekle olur. Severek yapılan iş, insanı başarıya taşır.
Türk Denizciliğine Bakış
Türk denizciliğinde çok başarılı kaptanlarımız ve dünyayı dolaşan amatör denizcilerimiz var. Bunlardan biriyle Tortola’da tanıştım: Mustafa Kaptan. Fethiye’den gelmişti, bir katamaran satın almıştı. Yardımcı olduk, dostluğumuz Türkiye’ye dönüşümden sonra da sürdü.
Vatanımı seviyorum. Ancak son yıllarda denizcilik adına yaşanan kısıtlamalar, artan maliyetler ve yanlış uygulamalar beni üzüyor. Amatör denizcilik ve marinalar her geçen yıl daha pahalı. Oysa bu ülke yarımada; mükemmel koylara sahibiz. Daha iyisini yapabiliriz.
Deniz, Yalnızlık ve İnsan
Uzun yollar ve denizler bana önce kendimi öğretti. İnsan denizde, özellikle tek başınayken ait olduğu yeri hissediyor. Zor olanı seviyor; en zor olan ise denizin kendisi. Zor olan, sizi aslınıza döndürür.
Yolculuk bitmedi. Yakın zamanda yeniden demir alıp “Vira Atlantik” diyeceğim. Tavsiyem şudur: Severek, bilerek, isteyerek yola çıkın. Başlamak yolun yarısıdır; diğer yarısı sevgidir. Korkarsanız yapamazsınız. Hayat bir nefes… Sev.
Sevgiyle,
Tuncer Irmak
Yoğun temponuzda bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Röportaj: Banu Demir / Yelkencinin Gazetesi
Fotoğraflar: Tuncer Irmak Arşivi
Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.