Knidos’ta "Marina Konforu" ve Tarihe Yolculuk

20 Günlük Unutulmaz Bir Seyir (2. Bölüm)

‘’20 Günlük Unutulmaz Bir Seyir'' yazısının ilk bölümünü aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz.

https://yelkenciningazetesi.com/20-gunluk-unutulmaz-bir-seyir

Geçen bölümü Knidos Burnu’nun o meşhur dalgalarıyla bitirmiş, "gerisini sonra anlatacağım" diyerek heyecanı zirvede bırakmıştım. 

Knidos, her denizcinin hem hayali hem de korkulu rüyasıdır. Birçok dostumuz bizi uyarmıştı; “Aman dikkat, demir tutmaz, zemin tarar, gece uykusuz kalırsınız!” diye. Bu sebeple çoğunlukla iskeleye bağlanmak tercih edilir. Ama biz Knidos’un o hırçın rüzgârına ve meşhur zeminine karşı teslim olduk ve deniz, sürprizlerle dolu olduğunu bir kez daha kanıtladı.

 Bir "Su Altı Operasyonu" ve Beklenmedik Komşu

İçeri girdiğimizde, iskelenin sol tarafına demirimizi usulca bıraktık. Ama denizcilikte planlar hep suyun altında başlar. Gökhan, denize atlayınca bir de ne görsün? Suyun altında halatları kopmuş, sahipsizce yatan tonozlar! Hemen operasyon başlattık. Gökhan daldı, halatları ayarladı; grubun ikinci teknesi Zeyno gelince onları güvenle bağladık. Ardından gelen Ekin’e de aynı sistemi uyguladık.

Hatta burada kendimden de bir "ilk" olarak bahsetmeliyim: Hayatımda ilk kez 7 metreye bizzat dalarak sıfırdan bir halat geçirdim. Derine dalmaktan farklıymış, aşağıda ciddi bir gayret sarfediyorsunuz, bu sebepten nefesinizi daha çabuk tüketiyorsunuz. Tonozun o ağır halkasından zor geçti halatım, sonra yukarıya çekerken ciddi efor harcadım. O derinlikteki o sonsuz sessizlik ve başarma hissi bambaşkaymış, insanın kendine güvenini tazeleyen bir tecrübe. Bizim 12 metrelik Denizden Gelen ise şansına tam iki tonozun arasına denk geldi. Hem baştan hem kıçtan öyle bir bağlandık ki, Knidos’un ortasında sanki bir marinadaymışız gibi sarsıntısız bir konfor yaşadık. Derken bir baktık, yanımıza Ata Demirer ve o teknesi Sevdalı demirledi. Ortam bir anda şenlendi. Ancak deniz şakaya gelmez.

İkinci gün öğlen saatlerinde huzurumuz bir anda bölündü. Ekin teknesinin halatı bir anda kopmasın mı! Tekne arkasındaki kayalıklara doğru hızla taramaya başlayınca kısa süreli bir "eyvah" dedik. Hiç vakit kaybetmeden bizim tekneye aborda oldular, önden ve arkadan sıkıca bağlayıp güvenceye aldık. Denizde yardımlaşmanın, o "omuz omuza" olma halinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anladık.

Rehber Gözüyle Knidos: Bir Sanat Devrimi

Tabi ben bir turist rehberiyim; gittiğim yerin sadece suyuna değil, o taşların altındaki hikâyeye de aşığım. Arkadaşlarıma "Gelin size burayı bir gezdireyim" dedim. Müze kartlarını hazırladılar, bende kokartımı, girdik güzeller güzeli Knidos’a… Burası sadece bir liman kenti değil, antik dünyanın bilim ve sanat başkentiydi.

 Arkadaşlarıma rehberlik yaparken

Burada iki devasa eser vardır ki isimleri binlerce yıldır yankılanır:

• Knidos Aslanı: Limana girerken antik çağda denizcileri karşılayan o muazzam aslan heykeli... Ne yazık ki bugün yerinde değil, 1858 yılında British Museum’a götürülmüş. O aslan, Knidos’un gücünü ve denizlerdeki hakimiyetini simgeliyordu. O devasa kütlenin liman girişindeki duruşunu hayal etmek bile insanı heyecanlandırıyor.

               Knidos Aslanı

• Çıplak Afrodit Heykeli: İşte bu, dünya sanat tarihi için gerçek bir dönüm noktasıdır. Heykeltıraş Praxiteles, tarihte ilk kez bir tanrıçayı (Afrodit’i) kıyafetleri olmadan, banyodan çıkarken tasvir etmişti. Bu o dönem için o kadar büyük bir skandal ve devrimdi ki, çevre adalardan insanlar sırf bu heykeli görmek için Knidos’a akın ederdi. Heykel, sadece estetik değil, kadının doğallığının ve güzelliğinin sanattaki ilk özgürlük ilanıydı. Bugün orijinali kayıp olsa da kopyaları bile o dönemin cesaretini bize anlatıyor.

Meşhur Afrodit Heykeli

20 Günün En Büyülü Anı

Arkadaşlarımız yanlarına şaraplarını ve içi peynirlerle dolu o harika piknik sepetlerini aldılar; antik kenti en ince ayrıntısına kadar adımladık. Astronom Eudoxus’un güneş saati önünde durup zamanı düşündük. 

Gün batımına doğru yukarıya, fener yoluna doğru tırmandığımızda ise zaman tamamen durdu. Eğer bana bu 20 günlük seyrin en büyülü, en "iyi ki buradayım" dediğim anını sorarsanız, tereddütsüz o akşamüstünü söylerim. O kadar yüksek bir enerji, o kadar kızıl bir ışık vardı ki… Hepimizin yüzündeki o dinginlik, tarihin içinde kaybolma hissi gerçekten paha biçilemezdi.

 Gün batımında unutulmaz anlar, Dostluğun şerefine

 

Grubumuz

Akşam olunca ekip ikiye bölündü. Dostlar limandaki restoranda son yılların meşhur "istilacısı" ama tadı damak çatlatan Aslan Balığını denediler. Biz ise teknemizde kalmayı tercih ettik. Çünkü Gökhan, öğle saatlerinde zıpkınla harika bir Turna vurmuştu. Denizden geleni denizden gelenle taçlandırdık. Su, Gökhan ve ben; havuzlukta taptaze balığımız ve şarabımızla Knidos’un o bin yıllık sessizliğine gömüldük.

 Gökhan'ın Turna Balığı

Datça: Medeniyete İlk Adım

Burada tam 2 gün kaldık. Vakit gelmişti. Knidos’un o büyülü uykusundan her zamanki gibi sabah 06.00’da avara olduk. Rotamız Datça Limanı’ydı. Teos Sığacık’tan ayrıldığımızdan beri ilk kez bir limana bağlanacak ve o "karaya ayak basma" özlemimizi giderecektik.

Datça Limanı’na halatları verip tekneden doğrudan iskeleye adım attığımızda, hani o hafif "toprak sallanıyor" hissi vardır ya, işte onu en tatlı haliyle yaşadık. Botla uğraşmadan, ıslanmadan karaya çıkabilmenin, elektriğe ve suya zahmetsizce ulaşmanın konforu o an bizim için bir lükstü. Datça’nın "acelesi olmayan" o güzel sokaklarında yürümek, bakkal alışverişini yapıp poşetlerle teknene yürüyerek dönmek meğer ne büyük keyifmiş.

Bu maceralı su altı operasyonlarımızın ve Knidos’un o büyüleyici atmosferinin videosunu YouTube kanalımda paylaştım, merak edenleri oraya da beklerim. 

https://youtu.be/q2j5_FnotqU?si=XD99RT9nUp-tUC9m

 Youtube'da Knidos Bölümümüz

Bir sonraki bölümde Hisarönü’nün turkuaz derinliklerine, o saklı cennet koylara doğru pruvamızı çevireceğiz.

Sevgiyle kalın, denizden gelin.

👉 YouTube: Denizden Gelen

👉 Instagram: Denizden Gelen

Yazı: Konuk Yazar Aslı Çatalkaya / Namı diğer “Denizden Gelen'' 

Fotoğraflar: Aslı ve Gökhan Çatalkaya Arşivi 

Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.

Yorum Yap

İletişim
İletişim +90 (532)2439735