Recep Yıldız'ın denizciliğe başlama hikayesinin başlangıcını aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz.
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-1-bolum
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-2-bolum
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-3-bolum
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-4-bolum
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-5-bolum
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-6-bolum
https://yelkenciningazetesi.com/bir-tutkunun-pesinde-7-bolum
Sevgili Yelken Severler;
İlk yedi bölümde çok sevdiğim teknem Mira’nın sipariş öncesi ve sonrası duygularımı ve imalat sürecini anlatmış daha sonra da ‘bir daha buralara bir Yelkenli ile ne zaman gelebilirim ki’ diyerek tekneyi aldıktan sonra yapmak istediğim seyahat planımı oluşturmuştum. Buna göre Norveç fiyortlarında bir süre dolaştıktan sonra Kuzey Denizi geçişi ile İskoçya ve sonrası da Güneye ve doğuya doğru seyirlerle de İrlanda, İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Cebelitarık ve Akdeniz geçişi ile ülkemize varışı planlamış idim. Harita üzerinde çizince de 10 ülkeden geçerek toplamda 6.500 nm yolu üç, dört ayda tamamlamayı hedeflemiştim.
Ben bu planı yapınca benimle aynı heyecanı yaşayan ve benden bir gün sonra sipariş veren Ankaralı Ergeneci ailesi de tekneleri “HR48 Blue Note” ile aynı planı benden bir hafta sonra uygulamaya karar vermişlerdi. Onun için zaman zaman yollarda karşılaşmalarımız ve ortak fotoğraflarmızı da paylaşıyorum.
Şimdi kaldığımız yerden devam edersek Mira, Sognefyord kanalını dip bucak dolaşmış ve Kuzey Denizi geçişi için de Fyord ağzına gelmişti.
27 Mayıs 2012 tarihinde Norveç’in Güneydeki Gümrük girişi ile başladığımız Norveç maceramızın 16 Haziran’da sonuna geldik.
Güzel anılar biriktirdik ve mümkün olursa yine yeniden gelip daha kuzey fiyordlarına seyir için büyük bir yelkenli ile değil ama küçük bir motoryat ile daha hızlı ve finger marinalarından da faydalanabilmek için yeni bir geziyi de hayallerime kazıdım. Norveç marinaları büyük tekneler için yer yapmamış, 40 feet’e kadar tekneler için her yerde finger marinalar mevcut ve tekne bağlama bedelleri de son derece uygun. Marinalarda hiçbir görevli yok, yerini kendin seçiyorsun ve marinadaki elektronik bilet otomatına kendi beyanınla ücretini ödüyorsun.

Norveç - İskoçya Geçişi, Kuzey Denizi seyri
Bugün 16 Haziran Cumartesi, sabah 09.45’te başladığımız Sognefjord fiyordunu 17.45’te yani 8 saatte yaklaşık 70 mil yol kat ederek Batı ağzından Norveç sahillerini geride bıraktık. Artık kara görünmüyor, açık denizdeyiz. Başlangıçta hava güzel, deniz de şöhretine yakışmayacak şekilde sakin idi. Bu benim ilk açık deniz tecrübem olacak. Fiyort içinde akıntının da yardımıyla ortalama 9 mil hız yapmışız demek ki. Bu hızla devam edebilirsek 350 millik bu geçişimizi maksimum iki günde tamamlayabileceğiz demektir.

Kuzey Denizi yaklaşık 350 nm ve öyle tecrübe edilmiş ki ya başlangıcında ya ortasında ya da sonunda mutlaka bir fırtınasını tadacaksınız. Biz de onun için herhangi bir hesap yapmadan saat 17.45 gibi hazır fiyord ağzına gelmişken geçişe başlamaya karar verdik ve Norveç kıyılarını sırtımızı döndük, Batıya yani İskoçya’ya doğru geçişe başladık. Beyaz geceler olduğu için de hangi saatte başladığımızın fazlaca bir anlamı da yok zaten.
Norveç'in 2. Dünya Savaşı'ndaki önemi:
Kuzey Denizi aslında bir Atlas Okyanusu denizidir. Tarihsel olarak, Kuzey Denizi jeopolitik ve askeri konularda, özellikle Kuzey Avrupa'da önemli bir yere sahip olmuştur. Kuzey Denizi, Vikinglerin yükselişinin merkeziydi. Ardından Hansa Birliği, Hollanda Cumhuriyeti ve İngilizler, Kuzey Denizi'ne komuta etmeye ve böylece dünya pazarlarına ve kaynaklarına erişmeye çalıştılar. Almanya'nın okyanusa açılan tek çıkışı olan Kuzey Denizi, her iki Dünya savaşında da stratejik olarak yerini aldı.

Hava raporu için öneri:
Hava raporunu bu bölgeler için İngilizlerin en çok güvendiği Ugrib Weather’dan alıyoruz.

Şu anda rüzgâr güneyden 20 knot hızla- 60 derece iskelemizden esiyor ve full arma ile 1.5-2 metre dalgayı iskele omuzluktan 60 derecelik açı ile alarak 8-9 knot suya göre hızla ilerliyoruz. Akıntı bu defa aleyhimizde ve kara hızımız 7-8 knot arasında. Dalgaya karşı gitmek pek keyifli değil tabi ama bir süre sonra bu durum değişebilir.
Hava kapalı, hafif yağmurlu ve soğuk rüzgârla birlikte tabi daha çok hissediliyor.
Kıyıdan uzaklaşınca etrafımızda sadece Albatros kuşları kaldı. Her tarafımız deniz, buraya göre sakin sayılabilecek 1,5-2.0 metre dalgalar sancak bordamızdan geliyor, yalpalaya yalpalaya sadece su sesi ile ilerliyoruz. AIS çevredeki diğer tekneleri ve petrol platformlarını gösteriyor. Hava oldukça soğuk, üşümemek için lahana gibi kat kat giyinmişim ama yine de gece yarısına doğru çok üşüdüm. Özellikle geceleri ayaz da olunca soğuk dayanılır gibi değil.
Rüzgar yönü ve hızı çok yavaş değişiyor veya çoğunluk sabit kalıyor. Benden sonra nöbetteki arkadaşlarım rüzgar için gece biraz daha Kuzeye yönelmişler ve şu anda rotamız tam Batı Shetland adalarına doğru olmuş durumda. 30 derece sancak rotamızdan sapmış durumdayız, öğleden sonra rüzgâr yön değiştirecek diye bekliyoruz. Sabah 06.30 ve rüzgâr iskele pruvamızda 40 derecede ve 15-17 knot arası değişiyor. Hızımız da 7,4 knot. Güneşli bir hava ama oldukça soğuk yine. Norveç kıyılarından 80 mil kadar batıdayız ve toplamda 1100 mil yolu geride bıraktık.
Her yer gri ve her taraf su, albatrosların sayısı azaldıysa da arada bir görüyoruz yine. Sadece deniz ve hava ve her yer gri. İnsan bu durumda adeta bir nokta gibi küçüldüğünü ve doğaya karşı zavallılığını, güçsüzlüğünü daha iyi anlıyor. Altınızda ne olursa olsun bu fark etmez. Doğanın büyüklüğünü neden denizle ve doğa ile zıtlaşmamak gereği böyle ortamlarda daha net anlaşılıyor.

Norveç'in devlete ait enerji devi Equinor, Kuzey Denizi'nde daha önce ticari keşiflerin yapıldığı bir bölgede son yıllarda büyük petrol ve doğalgaz rezervleri buldu. Statfjord bölgesi, Kuzey Denizi'nde Norveç ve Birleşik Krallık tarafından paylaşılan petrol ve gaz sahası. Norveç'in Batı kıyısındaki Sogn Fiyordu'nun yaklaşık 180 km batısında ve Shetland Adaları'nın yaklaşık 190 km kuzeydoğusunda yer almaktadır. Statfjord 1974 yılında keşfedildiğinde, Kuzey Denizi'nde bugüne kadar yapılan en büyük petrol keşfi olmuştur. Petrolün sondajı, pompalanması ve depolanmasının yanı sıra doğal gazın çıkarılmasını da entegre etmek üzere tasarlanan ve Condeeps olarak bilinen beton platformlar sayesinde petrolün çıkarılması kolaylaştırılmaktadır. Statfjord A platformu 1979 yılında üretime başlamıştır. Bunu 1982 yılında Statfjord B platformu ve 1985 yılında da Platform C izlemiştir. Keşfin yapıldığı kuyunun deniz seviyesinden 3500 metre aşağıda olduğu ifade ediliyor. İnşa etmiş oldukları petrol ve doğalgaz platformları da oldukça heybetli.

Norveç ekonomisi zaten pozitif olunca bölgeden elde ettiği petrol gelirlerini genelde iki şey için harcıyorlar:
1- 1950’li yıllarda İkinci Dünya Savaşı işgalinden tamamen yıkılmış ve Avrupa’nın en fakir ülkesi olarak çıkmışken 50 yılda Avrupa’nın en yüksek kişi başı gelirine onları ulaştıran önceki nesillerin her türlü dinlence, sağlık, barınma, eğlence gibi tüm giderlerini devlet olarak karşılamak, Dünya’nın istediği coğrafyada yaşamaları için her türlü giderlerini karşılamak.
2- Norveç’in tarih boyunca korkulu rüyası, Rusya tarafından Kuzey Denizi üzerinden denizaltılarla işgal edilmesi olduğu için binlerce km uzunluğundaki kuzeybatı kıyıları boyunca o dağlık coğrafyada yüzlerce tünellerle birleştirilmiş sahil boyunca yolları tamamlamak, böylece sahillerine sahip çıkmak. Bu amaçla o sahiller boyunca yolları tamamlamanın dışında yaklaşık 1-3 nm aralıklarla evler yapıp deniz kıyısında da küçük tekneleri için barınaklar yaparak orada yaşayacak ailelere minimum 5-10 yıl kalmak ve gözlemcilik yapmak koşulu ile bedava tahsis etmek.
Devam edecek
Konuk Yazar: Recep Yıldız
Fotoğraflar: Recep Yıldız Arşivi
Yayına Hazırlayan: Doruk Ajans / Yelkencinin Gazetesi Kuruluşudur.